Ankara Gezilecek Yerler 155+ | En Detaylı Ankara Gezi Rehberi

Ankara gezilecek yerler nelerdir? Ankara’da nereye gitmeli? İster hakiki Angaralı olun ister Ankara yollarına düşmeyi planlayan bir gezgin adayı olun; bu soruların cevabı sizi yakından ilgilendiriyor. O zaman daha fazla beklemenin âlemi yok, Ankara seni çağırıyor! Gelin Ankara gezi rehberi ile Ankara’da gezilecek yerler nereler gezelim görelim!

Ankara Gezilecek Yerler Listesi

Her şey 13 Ekim 1923’de başladı. Ankara başkent oldu ve o gün bugündür ülkemizin reisidir Ankara. Türkiye Büyük Millet Meclisi onda, Anıtkabir onda, Kuğulu Park onda, ne cevherler var onda, keşfedilmeyi bekleyen… İstanbul’dan sonraki en kalabalık 2. Şehir. Ülkemizin coğrafi ve siyasi bakımdan kilit noktası; adı üstünde başkent çünkü. Turizmde de en çok söz sahibi olan şehirlerden. Haliyle Ankara gezilecek yerler de gez gez bitmiyor. Yerlisi-yabancısı hiç eksik olmuyor, yaz kış ziyaretçisiz kalmıyor Ankara. Bizim onlardan neyimiz eksik dedik ve uzunca bir Ankara gezi rehberi hazırlamaya karar verdik.

(MÜHİM UYARI: Ankara özlemini depreştirir. Acil olarak Ankara’ya gitme isteğini tetikler. Hatta kendinizi birdenbire otogarda bulup ‘noluyo ya nerdeyim ben?’ falan olmanız muhtemeldir. Bunları göze alanlar devam edebilir.)

Ankara Akyurt Gezilecek Yerler

Ankara gezilecek yerler listemize Ankara’nın şirin bir ilçesiyle siftahı yapıyoruz. Akyurt, içerisinde Esenboğa Havaalanı’na çok yakın. Bu yüzden ilçede 300’den sanayi kuruluşu var. Eskiden Ravlı  olarak bilinen ilçenin adı sonradan Akyurt olmuş. Burada ilk yerleşim 5000 yıl öncesine dayandırılıyor. Özellikle bu ilçe Roma döneminde Krallar Yolu’nun üzerinde bulunduğu için önemi daha da artmış. 1402 yılında gerçekleşen Ankara Savaşı burada yapılmış. Burası Kurtuluş Savaşı’nda da büyük rol üstlenmiş. Akyurt gezilecek yerler ise şöyle:

1. Balıkhisar Köyü Höyüğü

Ankara gezilecek yerler listemizin ilk sırasında yer alan bu höyüğün asıl adıyla ‘Balasar’, yaygın adıyla Balıkhisar, ilçe merkezine 9 km uzaklıktadır. Eskiden burada balcılık yapan biri varmış. Ballarını koruyabilmek için onları ağaç dalına asıyormuş. İlçenin adı da buradan geliyormuş. Köyde bir höyük var. 15 metre yüksekliğe sahip olan bu höyükte kerpiç duvar kalıntılarına rastlanmış. Höyükte yapılan kazılar sonucu Hitit döneminden kalma kulplu vazo, toprak testi  ile Frig dönemlerinden kalan seramik parçaları bulunmuş.

2. Kızıleşik Tümülüsü

‘Yaa burası Ankara gezilecek yerler içerisinde çok önemli bir yer.’ Diyemem tabii ki ama yine de bahsetmesem olmazdı. Elecik mahallesi’nde bulunan bu Tümülüste Roma döneminden kalma bir altın küpe bulunmuş, gözyaşı şişelerine, koku kaplarına, kolye, yüzük ve bronz halkalara rastlanmış. Mezarın milattan sonra 1. Ve 2. Yüzyıllar arasında yapıldığı düşünülüyor.

3. Kızık Göleti

Adı üstünde Akyurt ilçesinin Kızık Mahallesi’nde bulunuyor. Su seviyesinde meydana gelen ani değişikliklerden ve sahip olduğu jeolojik yapıdan dolayı bazen kuruyor. Fakat yağışlı dönemlerde kendine geliyor ve gölet suyla doluyor.

(Bu mudur yani Ankara gezilecek yerler?) diye küçümsemeyelim. Çünkü hafif bir başlangıç yapmak iyidir. Daha sizi yorucu bir gün bekliyor. Hatta günler demeliyim, çünkü Ankara’yı bir günde gezip bitirmek imkansız.)

Ankara Altındağ Gezilecek Yerler

İsmini içindeki Altındağ Tepesinden alan ilçe Ankara gezilecek yerler listesinin büyük bir kısmını dolduruyor. İşte onlardan bazıları:

4. Çengel Han

İlçe merkezindeki  Atpazarı Meydanında bulunan hanlar bölgesindedir. 1520’li yıllarda Kanuni Sultan Süleyman zamanında inşa edilmiştir. Damat Rüstem Paşa’nın yaptırdığı Çengel Han o dönemlerde yoldan geçenlerin konaklaması için kullanılmıştır. Uzun süre kervansaraylık yapan Çengel Han dönemindeki en pahalı ve en büyük han olmuştur. Vehbi Koç burada ticaret hayatına başlamış, sonra burayı restore ettirip müzeye çevirmiştir. (Ama bu bilgileri arkadaşlarınız arasında entelektüel gözükün diye vermiyorum, lütfen pratiğe dökün.)

5. Pirinçhan

Altındağ’a bağlı Kale Mahallesindeki Antikacılar Çarşısında’dır. Ahşap olarak yapılmıştır ve Ankara’nın emektar hanlarındandır. Handa otantik dükkanlar, antikacılar, kafeterya, bakırcılar, gümüşçüler ve resim atölyesi vardır. Otantik havasını solumalısınız. Burada fotoğraflayacak çok şey bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Gelmişken Suluhana da uğrayın. Ankara gezilecek yerler listesinde buraları es geçmeyin.

6. Cenabi Ahmet Paşa Camisi

İlçe merkezindeki Ulucanlar Caddesindedir. 1565 senesinde inşa edilmiş olup önceleri hazire, türbe ve mevlevihaneden oluşurken günümüze yalnızca  türbe ve cami ulaşabilmiştir. Caminin avlusunda bir de çeşme vardır, tez gidilip görüle.

7. Zincirli Camii

Altındağ merkezde, Ulus Anafartalar Caddesi’ndedir. Şeyhülislam Mehmet Emin’in 1685 senesinde inşa ettirdiği bu caminin iç ve dış mimarisi dikkat çekicidir. (İnanmıyorsanız gidip yakından bakın. Size yalan borcum mu var?)

Bu arada Altındağ Belediye Sarayının yanındaki Kurşunlu Camisine de uğramalısınız. Gelmişken bütün camileri ziyaret edin, tam olsun.

8. Ahi Şerafettin Külliyesi

Aslanhane mahallesindeki bu külliye Aslanhane diye de bilinir. 13. Yüzyılda inşa ettirilmiştir. Yarı ahşap, dikdörtgen planlıdır. (‘Mimar mıyım ben, beni ilgilendirmez.’ Demeyin, emek var burda emek!) Kuzey dooğusunda da bir tane Aslanhane Zaviyesi varmış. (3254 tane olacaktı sanki.) Ama kötü haber şu ki, o zaviye harap olmuş. (Zaviyede vaziyetler iyi değil.) Ama Ahi Şerafettin Külliyesi bundan etkilenmemiş. (Dimdik duracaksın bu hayatta)

9. Hacı Bayram Camisi

İyi kültürlendik ama. Camiler, hanlar, külliyeler. Dur sen daha dur… Bu ne ki? Ankara gezilecek yerler sayması uzun, gezmesi daha da uzun yerler. Hacı Bayram Veli hazretlerini herkes bilir. (Bilmiyorsanız kimsenin yanında söylemeyin.) İşte bu mübarek zat adına 1427 yılı itibariyle inşa edilmiş bu cami. Ankara’nın sembollerinden biridir. Caminin bitişiğinde bir türbe, arka tarafında da Ak Medrese bulunuyor.

Cami demişken yine Altındağ’daki Ağaçayak Camisini ve Elvan Camii de görün derim.

10. Ahi Elvan Camii

Ahi Elvan Mehmet Bey’in 1382 yılında yaptırmış olduğu bu cami 1413 yılında da Çelebi Mehmet’in talimatıyla tamir ettirilmiş. Koyunpazarı Sokağı’nın başındadır. Selçuklu Dönemi’ eserlerinden olan bu cami Ahşap direklidir ve dikdörtgen planlıdır. ( Lisede de böyle olsaydım tarih sınavlarında full çekerdim. işte, kısmet.) Durun devam edeyim çok fena moda girdim.

11. Ahi Yakup Camii

Bu da Altındağ camileri arasında yer alan bir cami. (Bu engin bilgiyi tekrar hatırlatmama gerek yoktu. Sonuçta hâlâ Altındağ’da olduğumuza göre size gidip Keçiören camilerinden basedecek değildim. Yalanla dolanla işim olmaz.) 1391’de Ahi Yakup Bey’in inşa ettirdiği bu cami İsmetpaşa Mahallesi’nde’dir. Alçıdan yapılmış bir mihrabı olup üzerinde de Kelime-i Tevhit yazmaktadır. 14. Yüzyıl Ankara camilerindendir.

12. Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Yüzyıllar öncesinden bugüne Anadolu’da neler olup bitmiş, bu müzede tanık olabilirsiniz. Hani bir olay olur da ‘dizlerimin bağı çözüldü ya, her şey gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti’ dersiniz ya, burada da Anadolu tarihi öyle film şeridi gibi geçecek gözlerinizin önünden. Ama dizlerinizin bağı çözülmez heyecandan ya o kadar abartmaya gerek yok, Eyfel Kulesi’nin tepesinde değiliz sonuçta müzedeyiz Gençler kendinize gelin n’oluyor?) Kurşunlu Han ve Mahmutpaşa Bedesteni var ya duymuşsunuzdur, (artık duydunuz) işte onlar da burada. Yontma Taş Devri, Paleolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Neolitik Çağ, Eski Tunç Çağı; her türlü çağa ait kalıntılar sizi çağırır… Frigler, Urartular, Hititler; bilumum uygarlıklara ait tarihi eserler sizi bekler. Soğutmadan yiyin. (Pardon kendimi Ankara yemek rehberi yazıyormuş gibi hissettim bir an, ama yalan değil onu da yazdım okuyun.)

Bu müzede sergilenir, hep eski çağlar,

Bu müzeye gelen, nostalji yapıp ağlar, (?)

Tarih hakkında detaylı, bilgi almayı sağlar,

O kadar anlattım, gitmeyen yüreğimi dağlar.

(Her şeyi açıklayabilirim! Ankara’da deniz yok ya hani, siz serinleyin diye yaptım. Soğuk espri repertuvarımdan inciler umarım size bu noktada faydalı olmuştur.) [Bu arada Ankara’mı gri şehir, gri şehir diye küçümseyenlerin alnını karışlarım. Adamın âsabını bozmasınlar.) 1997 yılında da Avrupa Yılın Müzesi ödülü almış. (Yürü be Altındağ kim tutar seni, gururumuzsun aslanım.)

13. Ankara Kalesi

Bizans döneminde Arap saldırılarından korunmak için yapmış burayı. Yüksekliği 850 metre, iç ve dış olmak üzere 2 bölümden oluşuyor. Onarıla onarıla bugünlere gelmiş. Hititler inşa etmiş, yani büyük ihtimalle öyle olduğu sanılıyor. 1073 yılında burayı Selçuklular ele geçirmiş. Devamını merak edenler tarihi kaynaklara müracaat edebilir ancak bizim daha Ankara gezilecek yerler listesinde uğramamız gereken çok yer var.

14. Altınköy Açık Hava Müzesi

Altındağ’a Beşikkaya Mahallesi’ndeki bu müze, 1930-1950’li yıllar arasında Anadolu’nun köy hayatı nasıldı? Sorusuna detaylı cevap bulacağınız tarihi bir yapı. Altınköy, Ankara’nın en güzel tatil noktalarından biri. Altındağ Belediyesi’nin 2013 yılında başlattığı projeyle bölgede yer alan gecekondular yıkılıp 500 dönümlük arazi üzerine eski köy evleri yerleştirildi. Üstelik tek bir çivi bile çakılmadan. Evler köy eşyalarıyla güzelce donatılıp süslendi. Çamaşırhane, fırın, bakkal, okul, cami, asma köprü, su ve yel değirmenleri, kahve… Buradaki her şey ziyaretçileri alıp 100 yıl önceye götürüyor. İnsana o zamanların köy hayatını yaşıyormuş gibi hissettiriyor. Burada karşınıza zaman zaman tavuk, horoz, karaca, ceylan, geyik, eşek, at gibi hayvanlar da çıkıyor. Hele köy fırınında pişen dumanı üzerinde mis gibi köy ekmeği yok mu, yanında hiçbir şey olmadan bile öyle lezzetli ki…

15. Alaaddin Camii

Başkentin ilk camisidir. 1211-1236 yıllarında yaptırılmış. Selçuklu Dönemine ait bu cami Osmanlılar tarafından onarılıp bugüne kadar gelmiş. Tabii Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 1954 yılındaki yenileme çalışmalarını da unutmamak gerek. Yenileme çalışmaları onu orijinalliğinden uzaklaştırmış olsa da cevizden yapılmış minberi hâlâ orijinalliğini koruyor.

16. Augustus Tapınağı

Hacı Bayram Camii’nin çok yakınında bulunan tapınağın günümüze sadece kalıntıları ulaşmış. Bizanslılar döneminde eklemeler yapılarak pencereleri açılmış ve kiliseye dönüştürülmüş. Dr. Hamit Zübeyr Koşay tarafından 1930 senesinde yapılan kazılar tapınağın mimari yapısını ortaya çıkarmış.

17. Cumhuriyet Müzesi

Ankara müzeleri bitmez, hele Altındağ’daysak ohoo… 1923 senesinde parti merkezi olsun diye yapılmış, sonra meclis binası olmuş, bugün de Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılıyor. 1981 senesinden beri ziyaret edilen bu müzede Atatürk ilkelerinin ve devrimlerinin anlatıldığı bilgi panoları, görseller var. Atatürk’ün, İsmet İnönü’nün ve Celal Bayar’ın bazı kişisel eşyaları da burada yer alıyor. Dolmabahçe Sarayı’ndan getirilen eşyalar da mevcut.

18. Çengelhan

Ankara’da gezilecek yerler içerisindeki bu han, 1522 – 1523 yıllarında yapılmış. Damat Rüstem Paşa’nın  bir eseri olan Çengelhan At Pazarı Mahallesi’ndedir. Uzun süre boyunca tiftik deposu olarak kullanılan bu handan kimler gelmiş kimler geçmiş… Anıtlar Yüksek Kurulu 1980 yılında burayı ‘Korunması Gereken Eski Eser’ statüsüne almış. 2005 yılında da Koç Holding burayı kiralayıp restore ettirmiş. Eee bize de gidip görmek düşer.

19. Çengelhan Rahmi Koç Müzesi

Sanayi alanında başkentteki ilk müze burası. Ankara Kalesi’nin hemen girişindeki tarihi bir kervansarayın içinde. Burada ilk daktilo, arabalar, ilk TV gibi önemli eşyalar vardır. Gidin kervansarayı gezin, içerisindeki bu koleksiyonları da görün; bir taşla iki kuş vurun.

20. Devlet Resim ve Heykel Müzesi

Altındağ-Ulus’ta Namazgah Tepesi’nde’dir. 6 Nisan 1980 tarihinde hizmete açılmıştır. Türk plastik sanatı Cumhuriyet’ten önce nasıldı, sonra nasıl gelişti; bunu yansıtan eserlerle doludur. Osman Hamdi Bey, Abdülmecid Efendi, Şeker Ahmet Paşa, Fikret Mualla gibi pek çok sanatçıya ait orijinal eserler burada sergileniyor. Gel de ziyaret etme şimdi… Hiç olur mu?

21. Etnografya Müzesi

Altındağ, Ankara müzeleri ve Ankara camileri bakımından zengin bir ilçe. Namazgah Tepesi’nde kurulan bu müze de sözümüzün ispatı niteliğinde. Önceleri arkeoloji müzesi olması planlanırken sonra ‘resim heykel müzesi olsun’ diye karar değiştirilmiş. Dile kolay 1930’dan beri Ankara’nın sahip olduğu tarihi miraslardan biri olmayı sürdürüyor. Türk sanatının farklı dönemlere ait en güzel örneklerini burada görmek mümkün. Süs eşyaları, halk giysileri, takunyalar ve ayakkabılar, oyalar, keseler, uçkurlar, peşkirler, çevreler, bohçalar, gelin kıyafetleri, yatak örtüleri, damat tıraş takımları, halılar ve kilimler… Daha bitmedi! Osmanlı’da kullanılan yaylar, oklar, çakmaklı tabancalar, kılıçlar, tüfekler, Kütahya porselenleri, çeşitli levhalar… Neler neler var, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Ayrıca Atatürk’ün naaşı Anıtkabir’e nakledilene kadar burada kalmış. O kısım sembolik bir mezar şeklinde korunuyor.

22. Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi

Altındağ-Kale Meydanı yakınlarında bulunan bu müze 2015 itibariyle ziyarete açıldı. Arkeolojik eserlere ev sahipliği yapmasına ilaveten pek çok sanatsal etkinliklere de sahne olan müzenin Kütüphanesi, hediyelik eşya dükkanı ve kafesi mevcut. Hem nostalji yaparsınız, hem dinlenirsiniz işte ne güzel.

23. Gençlik Parkı

Ankara gezilecek yerler listemiz daha Altındağ ilçesiyle devam ediyor, hatırlatayım. Bu park 1943 yılında hizmete açılmış ve o günden beri küçük-büyük herkesin Ankara eğlence mekanları arasında yer alıyor. Ülkemizin ilk bilim merkezi de burada kurulmuştur. Gidin 150 metrelik dönme dolabına binin, çocukluğunuza inin, biz yaşayamadık siz yaşayın daha ne söyleyeyim…

Bu arada Altındağ’a gelmişken Karacabey Camii’ne, Mehmet Akif Ersoy Evi’ne, Roma Hamamı’na, PTT Müzesi’ne, Türk Hava Kurumu Müzesi’ne, Telekomünikasyon Müzesi’ne, Hamamönü’ne ve Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’ne de uğramayı unutmayın. Ulus’taki Jülian Sütunu’nu ve Cermodern Sanat Merkezi’nin önündeki ‘Su Perileri’  heykelini de görün.

24. Ankara Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi

Ankara gezilecek yerler tarihi yapılar açısından zengin mi zengin. Hacettepe Mahallesi, Sarıkadı Sokak’ta konumlanan müze, ünlü şâirden pek çok iz barındırıyor. İstiklâl Savaşı esnasında Mehmet Akif Ersoy, I. TBMM Burdur Mebusu olarak görev yaparken kendisinin hayranı olan Tacettin Şeyhi, selamlık bölümünü ona tahsis ediyor. Ersoy bir müddet bu evde yaşıyor. Hatta İstiklâl Marşı’nı da burada yazıyor.

Müze yüksek avlu duvarlarıyla çevrili vaziyette. Bahçeye küçük avlu kapısından giriliyor. Bina bahçenin ortasında yer alıyor. 2 katlı bu Ankara evinde unutulmaz nostaljik anlar yaşayacağınız kesin.

Tahta bir merdivenle üst kata çıkıyorsunuz. Bu sırada Mehmet Akif Ersoy’a ait çeşitli fotoğraflar görüyorsunuz. Üst katta toplantı ve dinlenme odası bulunuyor.

Toplantı odası buranın en görkemli yeri. Tavanındaki kalem işleri göz kamaştırıyor.

Müzede ünlü şâirin kitapları, tesbihi, gözlüğü, cep saati sergileniyor. 12 Mart 2011’de yani İstiklâl Marşı’nın 90. kabul yıldönümünde açılan müze kütüphanesi ayrıca ‘Avrupa Birliği Destinasyon Ödülü’ne lâyık görüldü.

Ortalama 7000 eser barındıran müzede Atatürk’en ve çeşitli yazarların eserleri de yer alıyor. Alt katında bazen imza günleri veya günlük şiir dinletileri gerçekleştiriliyor. Kütüphanenin girişinde kitap satış bölümü var, buradan da bir şeyler almayı düşünebilirsiniz.

25. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Ankara gezilecek yerler listenize yazmanız gereken çok müze var. Bizim görevimiz de bunları size haber vermek. Hasköy mevkiinde konumlanan müze, 2007 yılından beri faaliyette. Ziraat Mektebi İstanbul-Halkalı’da 1892 itibariyle kurulmuş. Bunu 1898’de Çoban Mektebi ve 1933 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü takip etmiş. İşte müze, bunların izlerini taşıyor.

Zemin katında iki tane kapalı salonu var. Üst katı ise bir koridor ve 10 odadan meydana geliyor. Yüksek Ziraat Enstitüsü ülkemizin tarımında itici güç rolü üstleniyor. Kuruluşundan bugüne bu enstitünün eğitim-öğretim faaliyetleri sırasında yararlanılan araç-gereçler, işçilik âletleri, tarım araçları, böcek örnekleri burada sergileniyor.

Fakültede görev alanlar dâhil olmak üzere toplumun farklı kesimlerinden müzeye değişik eşyalar bağışlanmış.

26. Gökyay Vakfı Satranç Müzesi

Ulucanlar Cad, Basamaklı Sokak No:3 adresinde konumlanan müze 13 Ekim 2015 tarihinden bu yana hizmet veriyor. Satranç hayranı Akın Gökyay tarafından kurulan müzenin birbirinden ilginç koleksiyonları var. 1975 yılından bu yana biriktirdiği satranç takımlarını burada sergiliyor.

Yüzlerce ülkeden toplam 703 satrançtakımının yer aldığı müze, satranç tutkunlarını hayran bırakıyor. Hatta bu koleksiyon sayesinde 31 Ocak 2012 itibariyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş. Öte yandan Akın Gökyay ülkemizdeki tek tescilli satranç koleksiyoncusu. Aynı zamanda tek.

Ankara gezilecek yerler müzesiz olmaz diyenlerdenseniz burayı es geçmemelisiniz. Şili’den Madagaskar’a, Kazakistan’dan Fransa’ya, Rusya’dan Türkmenistan’a kadar 110 ülkeden toplanmış bu takımlar aynı zamanda o ülkelerin kültürünü ve tarihini de yansıtıyor. Tabii ki müzede başkente özel bir satranç takımı da var.

Dünyada da satranç müzesinin örneklerine sıklıkla rastlamak mümkün değil. Dünya çapında 14 tane satranç müzesi bulunuyor. Bu müze ise, içlerinden en kapsamlı olanı.

Müze girişinin sağında bulunan oda çocuklar için tasarlanmış. Buradaki satranç takımlarında çizgi kahramanları ve masal kahramanları yer alıyor. Çocuğuna satranç sevgisi aşılamak isteyenlerin bu müzeyi onunla beraber ziyaret etmesi önerilir.

Müze birkaç bölümden meydana geliyor: ülkeler ve medeniyetler, savaş ve barış, çocuk.

Öte yandan müzede Çanakkale Savaşı, 11 Eylül, yeniçeriler, haçlı seferleri ve buna benzer çeşitli olayları temsil eden konseptte takımlar da var.

Ankara gezilecek yerler arasında bu müzeye yer vermek istiyorsanız ‘şuraya da bakıp çıkayım’ gibi bir düşünceniz olmasın. Buraya en az 2 saat vakit ayırmanız tavsiye edilir. Çünkü gerçekten oldukça kapsamlı bir müze.

Müzede sıradışı satranç takımları olduğunu söylemiştik. Yüzüklerin Efendisi satrancı, Red Kit satrancı, The Simpsons satrancı da onlardan biri meselâ. Ayrıca güzel bir kafesi de var. Ayrılmadan önce buradan ev yapımı kurabiyelerin tadına bakmalısınız.

Yerleşik bir piyanoya da sahip müze. Belli saatlerde düzenli olarak konserler veriliyor. Farklı tarihlerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Askıda bilet uygulaması da mevcut. Maddi durumu iyi olmayan kişiler için fazladan bilet alarak buraya vermeniz mümkün. Böylelikle onların da müzeyi ziyaret etmelerini sağlarsınız.

Ankara’da gezilecek yerler listenize bu müzeyi yazacaksanız 2 değil de en az 3 saat ayırılacak diye not düşmelisiniz aslında. Yukarıdaki sözümüzden vazgeçtik, 2 saat yeterli gelmeyebilir! Hediyelik eşya bölümüne de uğramayı unutmayın.

Koleksiyon içerisinde kaya, metal ve ahşap çeşitlerindan döküm satranç takımlarına birçok şey var.

Müze girişinde fil, piyon, vezir, kale ve at gibi satranç öğeleri bulunuyor. Bunları duba biçiminde sergiliyorlar.

Pazartesi günleri hariç her gün burayı ziyaret etmeniz mümkün. Bayramların ilk günlerinde kapalı oluyor.

27. PTT Pul Müzesi

Ankara gezilecek yerler Altındağ ilçesinde böyle çoksa kimbilir başka ilçelerde nasıl? Bu soruyu detaylı olarak cevaplayacağız ama şimdi konumuz PTT Pul Müzesi. Anafartalar-Atatürk Bulvarı’nda yer alan müze Ulus semtinde bulunuyor. Müze binası Atatürk’ün talimatıyla 3 Haziran 1926 tarihinde kurulmuş. Yapıldığı dönemde ülkemizin 3. bankası olarak Emlak ve Eytam Bankası adıyla hizmet vermiş.

Fakat yıllar sonra terk edilmiş. Uzun süre metruk halde bırakıldıktan sonra PTT, bu binayı rstore etmiş ve 2013 itibariyle müzeye dönüştürerek yeniden kullanıma açmış.

Müzede Osmanlı Devleti ve dünya pulları sergileniyor. Anadolu hükumeti ve Türkiye Cumhuriyeti pullarına da yer veriliyor. Her gün ziyarete açık. (Pazar hariç)

28. Cermodern Sanat Müzesi

Müze, Sıhhıye-Altınsoy Caddesi’nde yer alıyor. Eski cer atölyelerinin, vagon tamirhanelerinin restorasyondan geçirilmesiyle oluşturulan bir sanat müzesi burası. Ankaralıların sanatla içli dışlı olmasında büyük rol oynuyor. Tiyatrodan sergiye pek çok etkinliğe sahne oluyor.

Ankara gezilecek yerler arasına 2010 yılında dâhil edilen müze 4500 metrekare alana sahip. Müze galerisi; fotoğraf ve sergi galerileri, sanatçı rezidansları, konferans salonu, satış mağazası, heykel park alanı ve kafesiyle hem eğlence, hem alışveriş deneyimini birlikte sunuyor.

Buradaki en dikkat çekici eserlerden biri de Su Perileri heykeli. 1924 tarihinde İtalya’dan getirilmiş bu heykel Hacettepe Parkı, Gençlik Parkı ve Kızılay’da da misafir olmuş. Fakat heykelin son evi, artık bu müzenin bahçesi.

Dünyaca ünlü sergilere ev sahipliği yapan bir müze burası. Onun için gelmeden önce resmi sitesine bakıp yakın tarihteki etkinlik ve sergiler hakkında bilgi almanız önerilir.

Girişte, sağ tarafta CerModern Shop yer alıyor. Burada irili ufaklı pek çok sanat eseri var. Buradan kendinize bir şeyler almayı unutmayın. Tabii ki sanatsever akrabalarınızı ve arkadaşlarınızı da ihmâl etmeyin.

Müzenin kafesi de bu kültür merkezine yaraşır bir tarzda dizayn edilmiş. Bazen temalı yemek programlarının düzenlendiği bu kafede alkollü içecek servisi var ayrıca.

Müze, çocuklara özel gösterilere ve etkinliklere de yer verilen bir alan. Özel etkinlikler için de tercih ediliyor. Şık mekân arayışlarına çözüm oluyor. Düğün, toplantı ve kurumsal davet organizasyonları burada gerçekleştiriliyor.

Müzenin kütüphanesi olsa da buradan faydalanmak için üyelik gerekiyor. O da ücretli.

Açık hava sineması seviyorsanız, o günlere özlem duyuyorsanız müzenin açık hava sinemasını da beğeneceksiniz.

Grupla gelecek olanlar için rehberlik hizmeti sunuluyor. Pazartesi dışında haftanın her günü açık.

Şehrin kültürel kimliğine çok önemli katkılarda bulunan bu müzeyi Ankara gezilecek yerler listenize dâhil etmelisiniz. Başkentin kültürel ve sanatsal vitrininde sizi cezbedecek çok şey var!

29. Altınpark

Altınpark, Ankara gezi rehberi listelerinde özellikle fuar merkeziyle öne çıkıyor. Altınpark Mahallesi’nin merkezî bir noktasında yer aldığı için ulaşımı son derece kolay.

1977 yılında yapılmış olan Altınpark bir süre golf kulübü olarak hizmet vermiş. Ardından farklı bir proje kararı alınmış ve 1987 tarihinde şimdiki konseptiyle faaliyete başlamış.

Park 640 bin metrekarelik alanı kaplıyor. Fuarında uluslararası etkinlikler düzenleniyor. Feza Gürsoy Bilim Merkezi de burada. Çocukların deneyler yapabileceği bu merkez, miniklere doyasıya eğlence vaad ediyor.

Öte yandan Altınpark bünyesinde açık ve yarı açık amfiler, açık ve kapalı spor salonları; İtalyan, Çin ve Türk restoranları, göletleri, golf sahası ve olimpik yüzme havuzu da yer alıyor.

Tepe Hanı ve Türk Sokağı gibi tesisler de Altınpark bünyesinde. Şehrin en popüler noktalarından Altınpark, sizin de Ankara gezinizi süslemeli.

30. Roma Hamamı

Gezilecek yerler Ankara şehrinin her semtinde bol! Şimdi rotamızı bu açık hava müzesine çeviriyoruz. Roma döneminden kalma antik kentlerin hamamlarını gözler önüne seriyor burası.

Ulus Meydanından başlayarak Yıldırım Beyazit Meydanına doğru uzanan Çankırı Caddesi’nde konumlanıyor. Ulus’tan itibaren ortalama 400 metre mesafede yer alıyor. Caddeden yaklaşık 2.5 metre yükseklikte, yolun batısında.

III. asırda Roma İmparatoru olan Caracalla tarafından yaptırılmış. Onların inancına göre Sağlık Tanrısı Asklepion’a ithafen inşa edilmiş bu hamam tuğla ve taştan, 80×130 metre boyutunda.

Sütunlu bir revak kalıntısı çevreliyor hamamı. Geniş bir alanı kaplıyor. Hamamın güreş yapılan ve beden eğitimi verilen bölümüne Palaestra deniyormuş. Buranın sağ tarafında sütunlu bir yol var. Yuvarlak yapıda, dört köşeli, üzerinde yazıların olduğu sütunlara rastlıyorsunuz burada.

Müzenin ön bahçesinde ziyaretçiler için oluşturulan yürüyüş yolu mevcut ve bu yolun her iki yanında çeşitli eserler sergileniyor. Bahçede pek çok anıt, sütun, lahit ve mezar taşı var.

Roma Hamamı tarihine ve kazısına ilişkin bilgilerin yer aldığı panolar da bulunuyor.

Bahçeyi tamamlayınca etrafı tellerle çevrelenmiş hamama ulaşıyorsunuz. Hamamın havuz kısmı ‘Soğukluk’ diye biliniyor. Bu bölümün yanında soyunma odaları var. Sıcak bölümü de Soğukluk’tan sonra geliyor. Isıtma Odası hamamın arka tarafında kalıyor.

Ankara gezilecek yerler arasında buraya da uğramanız tarihi yönden çok şey öğrenmenizi, değişik bir deneyim yaşamanızı sağlayacak.

31. Kurtuluş Savaşı Müzesi (1. TBMM)

Ankara gezilecek yerler derken öyle bir yere geldik ki şimdi burada durmak gerek. Ankara-Ulus semtinde Cumhuriyetin kuruluşuna şâhitlik etmiş burası. 2. TBMM olarak kullanılmış, bugün Cumhuriyet Müzesi olarak faaliyet gösteren bina da hemen yanı başında.

23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi bu binada açılmış.

TBMM’nin çalışmaları 15 Ekim 1924’e kadar bu binada devam etmiş. Bakmışlar ki kapasite yeterli gelmiyor; yanına ikinci bir bina yapmışlar. Burası da 23 Nisan 1961’den beri ‘Büyük Millet Meclisi Müzesi’ adıyla ziyaret ediliyor.

saltanatın kaldırılması, İstiklal marşının kabulü, Lozan Barış Antlaşması, Ankara’nın başkent olması, Cumhuriyetin ilanı, Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi gibi hâdiselere tanıklık etmiş bu bina.

Müzede hem ilk meclisin yer aldığı salon hem de tüm odalar o dönemi yansıtan sergilerle dolu.

Riyaset Divanı yani Bakanlar Kurulu Odası, TBMM Reis Odası da müzeyi oluşturan diğer bölümlerden.

Odalardaki objeler, resimler, tablolar ve belgeler kronolojik sıraya göre dizilmiş. Birinci ve İkinci meclis mebus fotoğraflarına da yer verilen müze, Sivas Kongresi eşyalarını da barındırıyor.

Encümenler odasında da kongrelerle ilgili pek çok eşya mevcut. Erzurum kongresi esnasında kullanılmış olan mühür, Misâk-ı milli belgeleri buna örnek.

Birinci Meclis’te geçen konuşmaları dinleyebiliyorsunuz Meclis toplantı salonu’nda. Tarihi dokusunun nasıl bu kadar pürüzsüz kaldığına hayret ediyorsunuz.

32. Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Ankara gezilecek yerler arasında en kötü yer burası. Kötü derken yani hüzünlü. Ülkemizin nice önemli gazeteci, yazar, şâir, sanatçı ve siyasetçilerinin düşünceleri yüzünden hapisle cezalandırıldığını biliyoruz. Bu müze o zulümlerin en büyük şâhidi. Pek çok infaza tanık olmuş burası.

Nâzım Hikmet Ran, Necip Fâzıl Kısakürek, Yılmaz Güney, Sami Cebeci, Ahmet Ârif, Metin Peker, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Muhsin Yazıcıoğlu, Bülent Ecevit, Talat Aydemir, Fethi Gürcan, Yusuf aslan, Deniz Gezmiş, Necdet Adalı, Hüseyin İnan, Erdal eren, Mustafa Pehlivanoğlu, Alı Bülent Okan ve Fikri Arıkan bunlardan bazıları.

Tüylerinizin diken diken olacağı bu müzede içiniz hüzünle dolacak belkli ama mutlaka ziyaret edilmeli.

Cezaevinde yatmış gazetecilerin, yazarların vb. ailelerinden temin edilen özel eşyaları burada sergileniyor. Yine cezaevinde çekilmiş fotoğraflara da yer veriliyor. Okuyacağınız hikâyeler kanınızı dondururken gördükleriniz karşısında şoka girmemeniz mümkün olmayacak.

Balmumu heykeller var. O ortamın soğukluğunu yansıtıyor. Pijamasıyla oturuyor duvarın köşesinde, ayaklarında zincir, başı da iki elinin arasında mesela bir heykelin.

6. Koğuş hazin hikâyesiyle daha da öne çıkıyor. Muhsin Yazıcıoğlu, Bülent Ecevit, İskilipli Âtıf Hoca, Yılmaz Güney, Ahmet Ârif, Metin Toker, Yılmaz Odabaşı, Deniz Gezmiş gibi ünlü isimler burada kalmış. Koğuşta bu şahsiyetlerin eşyaları yer alıyor. Yusuf Aslan’ın kaşkolü, Ecevit’in kravatı ve şapkası, Mehmet Pehlivanoğlu tarafından kardeşine yazılmış mektup, Muhsin Yazıcıoğlu’na ait namaz takkesi bunlardan bazıları.

Koğuşların sergi bölümündeyse birçok döneme ilişkin yayınlar, Mahkumların yazdıkları mektuplar, Mahkûmiyet tutanakları, îdâm edilmiş olanların üzerinde bulunan son giysileri, sanatçıların resimleri, film afişleri, sandalyeler, ranzalar, heykeller, şiirler, son sigaralar…

İşkence sesleri dinletiliyor ziyaretçilere. Yani gidip görülmeli, Allah bir daha o günleri göstermesin diye dua edilmeli ve çok durmadan hemen uzaklaşılmalı buradan!

Çıkış kapısının yanında darağacı bulunuyor. İnfaz edilen 18 kişinin isimlerini gördüğünüzde çok tuhaf hissediyorsunuz kendinizi. Buradan çıktıktan sonra kendinize gelmeniz biraz zor olacak. Biz size yardımcı olmak için Ankara’da gezilecek yerler önerilerimize devam edelim.

33. Arslanhane Camii

Bir Selçuklu eseri olan bu caminin tarihi 13. yüzyıla dayanıyor. 1289-1290 yılları arasında Âhi Şerâfettin tarafından restore edilmiş. Bu yüzden Âhi Şerâfettin Camii diye de biliniyor.

Ahşap tavanlı, 3 kapılı caminin çatısı kurşunla kaplı. Selçuklu işçiliğine ait mavi çinileriyle dikkat çeken cami görülmeye değer.

Caminin karşısında bir türbe var. Burada on tane mezar bulunuyor. Türbede metfun zâtlardan biri de Âhi Şerâfettin.

34. Hamamönü

Ankara gezilecek yerler listemizde adres vermek pek âdetimiz değil ama bir değişiklik yapalım: Hamamönü Sk., Hacettepe, 06230 Altındağ/Ankara adresinde konumlanan Hamamönü, başkentin sanatsal ve kültürel pek çok faaliyetine sahne oluyor.

19. yüzyıl sivil mimarisini yansıtan Hamamönü’nün adı, Oğuzlardan geliyor. Bildiğiniz gibi Oğuzlar Türk boylarından biri. Bayındır boyu beylerinden Karacabey, hüküm sürdüğü dönemde çifte hamam yaptırıyor. Hamamönü de ismini buradan alıyor.

Başkentin yükselen değerlerinden Hamamönü semti pek çok tarihi yapıya ev sahipliği yapıyor. Eşsiz mimarisiyle göz kamaştıran tarihi Ankara evleri buna örnek.

saat kulesi, sanat sokağı, Tacettin Dergahı (Tacettin Sultan Camii), Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nı yazdığı evi, 1440 yılından bugüne dek varlığını koruyan, çevreye mis gibi sabun kokuları yayan Karacabey Hamamı, Muhsin Yazıcıoğlu’nun mezarı da bunlar arasında. Ayrıca Beynamlızade Konağı, Kamil Paşa Konağı, Hacı İlyas Camii, Kabakçı Konağı, Sarıkadı Camii, Hacı Musa Camii, Mehmet Çelebi Camii de Hamamönü’nde bulunuyor.

Bu semtin sokaklarında yürümek size kendinizi Osmanlı dönemindeymişsiniz gibi hissettirecek. Türk mimarisiyle hayat bulan yapılar sizi âdeta büyüleyecek. Hele bu sokaklar Ramazan ayında gösterilerle ve etkinliklerle daha da şenleniyor.

Ankara’da gezilecek yerler çok ama bu nezih semtin kalbimizdeki yeri ayrı. Buraya gelmişken el emeği göz nuru elişi ürünlerinden de satın alın deriz. Burada belediye tarafından açılan El Ürünleri Pazarı ve Gıda Pazarı ile kadınlar, kendi yaptıkları yöresel lezzetleri ve ürünleri satma imkânı buluyor.

Sanat Sokağı’nda ise birbirinden değerli eserler mevcut. Çeşitli sergilere ev sahipliği yapan sokağın her adımında sanat, her yerinde sanat kokusu var.

Kumda pişirilmiş Türk kahvesinin meşhur olduğunu da ekleyelim. Resim atölyeleri, hediyelik eşya dükkânları ve sanat galerileriyle Hamamönü, bir şeyler almadan gitmenize izin vermeyecek gibi!

35. Kore’de Savaşan Türkler Anıtı

Doğanbey Mahallesi’nde yer alan bu anıt da, Ankara gezilip görülecek yerler arasında unutulmaması gereken yapıtlardan. 1973 yılında açılışı gerçekleştirilen anıt, 2010 yılında yenilenmiş. Kore Savaşı esnasında hayatını kaybeden Türk askerlerinin anısına yapılmış.

Hatip Çayı, Çubuk Çayı ve İncesu Deresi’nin kesiştiği noktada kurulu. Selçuklu döneminde gelin alayı geçidi, asker uğurlama gibi pek çok toplu gelenek burada hayat bulmuş. Selçuklu Hükümdarları Alaaddin Keykubat tarafından 1222 yılında yaptırılmış. Ankara Çayı üzerinde bulunan Akköprü, kentin tarihine şâhitlik eden en önemli yapıtlardan. İnşasında kesme bazalt taşı kullanılmış. Genişliği 7, uzunluğu 77 metre uzunluğa. 7 tane sivri kemeri var.

Selçukluların köprü yapımında ne kadar ustalaşmış olduğunu gözler önüne seriyor. Zübeyde Hanım Mahallesi’nde yer alan Akköprü görülmeyi hak ediyor.

Ankara Ayaş Gezilecek Yerler

Lezzetli dutlarıyla ünlü Ayaş ilçesi, tarihi ipek yolu’nun üzerinde bulunduğu için tarih boyunca önemini hiç yitirmemiş. Ankara’da gezilecek yerler listenizi bu ilçede uygulamaya devam ederken dutlarından da yemeyi ihmal etmeyin. Peki Ayaş’ta nereye gidilir?

36. Kilik Camisi

Ayaş’ın merkezinde, Hacı Veli mahallesindeki bu cami 1560 yılında inşa ettirilmiş. Ahşap minaresinin sonradan 20. Yüzyılın başlarında yapıldığı söyleniyor. İlçede Sinanlı Köyü Ulu Camisi adında bir cami de bulunuyor. Oraya da uğramaktan bir şey kaybetmezsiniz.

Ayaş yöresel ürünler pazarı da ilçenin önemli alışveriş noktalarından.  Beypazarı kara yolu üzerindeki bu Pazar maalesef pandemi döneminde artık kurulmuyor. Umarız her şey bir an önce normale döner.

37. Karakaya Kaplıcaları

Ankara-Ayaş kara yolu üzerindeki bu kaplıca ilçenin ‘Kırkevler’ mevkiindedir. Çifte hamam olarak yapılmıştır ve suyunun şifalı olduğu söylenmektedir. Suyun sıcaklık derecesi ise 31’dir. 2 havuzu ve 4 özel banyosu vardır.

Kaplıca demişken Ayaş’taki Paşa Hamamı’na da bir uğramanızı öneriyorum. Ulu Caminin doğusundaki bu hamamın suyu da vücudunuza iyi gelecektir, eminim diyemiyorum çünkü adı hamam, kendisi sergi salonu olarak kullanılıyor. Ilıklık, sıcaklık gibi bölümlere ayrılmış olan bu hamam Selçuklu dönemine aittir.

38. Ayaş İçmesi ve Kaplıcası

Ankara il merkezine 83, Ayaş ilçe merkezine 23 km uzaklıktaki bu kaplıcanın termal suları 52 derece sıcaklıktadır. O zaman birini ‘senin suyun ısındı, dur sen dur…’ diye tehdit edince sonradan ‘Ya seni Ayaş Kaplıcası’na götürecektim’ diye lafı kıvırabiliriz.

(Saçmalamakta Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi düşünüyorum da, ondan hep bunlar…) Kaplıcaların suları bolca mineral içeriyormuş. Sağlık Bakanlığı da içilebilir ve kullanılabilir diye ruhsat vermiş. Gidip faydalanmak gerek. Romatizmaya, cilt hastalıklarına vs. şifalıymış. (Kızlar selülitlere de iyi geliyor olabilir, %1.1.1.1 ihtimal bile olsa onlardan kurtulmak için her yolu denemek şart.)

39. Asarcık Höyük

Ilıca köyünde yer alır. Köyün batısından Güdül-Ankara karayolu geçer. (Konum da atayım gelin.) Burada Bizans ve Roma dönemlerinden kalma paralar bulunmuş. Antik dönemlerde burası bir kaleymiş ama kesin bilgi değil. Ayrıca Galat Kalesi ve Tekke Köyü Höyüğü, Çıngıllı Mağaraları da burada yer alıyor. Bu mağaralarda eskiden insanların yaşadığı düşünülüyor. Çünkü birinde tuğla havuza diğerinde de bir kuyuya rastlanmış.

Ankara Balâ Gezilecek Yerler

Burası taksicilerin memleketi diye biliniyor nedense… Ankara’da gezilecek yerler arasında sevimli bir ilçecik kendisi. Peki Bala’da nereye gidilir? diye sorayım ve cevaplayayım.

40. Aliasos Antik Kenti

Bala ilçe merkezine 14 kilometre uzaklıktaki bu kent Bala’daki tek antik kenttir. Zaten Ankara’da hepi topu birkaç tane antik kent var,bu da onlardan biri. Afşar beldesindeki bu antik kenti Galatların kurduğu düşünülüyor. (Katılıyorum, kesin öyledir.) Ayrıca buradan tarihi Haç yolu geçiyormuş. Tarihe ilginiz varsa ve Ankara’daysanız bütün şartlar oluşmuş demektir. Buraya gidip nostaljik dakikalar geçirebilirsiniz. (Arkadaşlarınıza da çok bilmiş bilmiş hava atarsınız, hadi hadi.)

41. Kesikköprü

Kesikköprü köyünün yakınında yer alıyor. (Bu isim nereden geliyor derseniz bence çok trajik bir hikayesi var. Şimdi ona bir senaryo yazardım ama sallamasyon olur, oysa Ankara’da gezilecek yerler doğru bilgilerle anlatılmalı.) Bu köprü Kızılırmak üzerindedir ve Selçuklular tarafından 1251 senesinde yapılmış. Bu arada Kesikköprü Barajı da Kızılırmak Nehri’nin üzerinde, 1966’da inşa edilmiş. Baraj gölünde yüzülebilir ve su sporları yapılabilir.

Ankara Beypazarı Gezilecek Yerler

Beypazarı güveci ve Beypazarı kurusuyla ünlü olan bu ilçeAnkara’nın turizm bakımından en önemli yerlerinden biri. İlk çağlardan beri yerleşim yeri olarak kullanılan Beypazarı Hititl, Romalılar, Frigler, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılara ev sahipliği yapmış. Her köşesinde Anadolu kültürünün ve tarihinin izlerini taşıyan Beypazarının çarşıları da adeta birer sanat sergisi. Beypazarı konakları ise bölgenin öne çıkan mimari güzelliklerinden. Beypazarı’nda gezilecek yerler nereler, daha fazla uzatmadan konuya geçelim.

42. Beypazarı Evleri

Burada evler genellikle 2 veya 3 katlı. Birbirine bitişik konakların samimi görüntüsü burada halkın birbirine ne kadar güvendiğini de gösteriyor. (İstanbul’da da millet birbirinden kaçacak yer arıyor.) İlçede Osmanlı döneminden kalan binlerce konak Ankara’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliklerden. Üstelik bu konaklar birbirinin manzarasını ve ışığını kesmeyecek biçimde yapılmış. Beypazarı evlerinin bir kısmı da pansiyon ve restoran olarak hizmet veriyor, kimileri ise el emeği göz nuru ürünlerin ve yöresel lezzetlerin satıldığı mağaza durumunda. Beypazarı evlerinin üzerinde ‘guşgana’ denilen bir alan var. Burası depo gibi kullanılıyor; yemekler kurutulup saklanıyor. Bu evlerin kapı tokmakları da rastgele seçilmiyor. Her evin kapı tokmağı o evdeki ailenin sosyal statüsüyle ilgili bilgi veriyor. Kapının üzerindeki halkalar eğer birbirine bağlıysa, bu demektir ki ev sahibi evde yok.

Alaaddin Sokak: Beypazarı konaklarının çoğu bu sokakta. Burayı gezerken tarhana, bazlama, cevizli sucuk gibi ürünlerden de almayı unutmayın.

43. Tarihi Suluhan Kervansarayı Nasuh Paşa Hanı

Beypazarı Çarşısı’nın yakınlarında bulunan Suluhan Nasuh Paşa Kervansarayı, Nasuh Paşa tarafından 1613 yılında yaptırılmış. Önceden kervanların sık sık uğradığı noktalardan biri olan bu hanın 26 odası, dükkanları, Pazarı ve mescidi varmış. Şu an kafetaryalar, mağazalar var. Bu otantik ortamda kendinizi tarihte yolculuk yapıyormuş gibi hissedeceğinizden emin olabilirsiniz.

44. Halk Evi

Beypazarı geleneklerini ve kültürünü canlı tutmak için 25 Şubat 1936 itibariyle yapımına başlanmış, 29 Ekim 1939’da tamamlanarak tiyatro, sinema salonu, sergi ve seminer yeri gibi amaçlarla kullanılmış. Şu an Cahide Gürsoy Müze Evi olarak kullanılıyor.

45. İmaret Meydanı’ndaki Dükkanlar

Ankara’da gezilecek yerler denilince neredeyse unutulma derecesine gelmiş olan el sanatlarının yaşatılmaya çalışıldığı bu dükkanları da yâd etmek gerekir. Beypazarı’na geldiğiniz zaman mutlaka bu dükkanlara da teşrif edin. Bakırcılık, demircilik, kunduracılık, gümüşçülük, dokumacılık, semercilik, yorgancılık, kalaycılık, bindallı işlemeciliği ve buna benzer el sanatlarına dayalı mesleklerin tanıtımı yapılıyor bu dükkanlarda. Ayrıca birbirinden değerli ürünler satılıyor. Hem kendinize hem de sevdiklerinize bir şeyler almadan çıkarsanız size yakışmaz.

46. Tarihi Beypazarı Çarşısı

Kurtuluş Mahallesi’ndeki bu çarşı Milli Egemenlik Caddesi’nin üzerindedir. Küçük olduğuna bakmayın, gayet samimi bir yer. Çarşının tarihi 6 asır öncesine dayanıyor. Tabii ki defalarca restore edilmiş. Telkari işlemeciliğinden bakırcılığa, kalaycılıktan demirciliğe kadar birçok yöresel sanatının hayranlık uyandıran ürünleri mevcut burada. ‘Amaan paranın gözü kör olsun bee’ deyip ne bulduysa alası geliyor insanın. Her yeri buram buram tarih kokuyor, insana nerede olduğunu unutturuyor… (Ben burada mahallenin Çarşamba pazarına tâlim edeyim, Beypazarı orada dursun… Yok ya? İçinizden geçenlere tercüman olduysam Ankara bileti bakmaya başlayabilirsiniz.)

47. Tarihi Gümüşçüler Çarşısı

Birbirinden güzel takılar var desem yeterli midir kızlar? Kesinlikle. Ama ben 72 millete sesleniyorum, yurdumun dört bir yanındaki bay-bayan herkesi alkışlarınızla buraya davet ediyorum! (Yine devrelerin yanmaya başladı demeyin, ben gülüyor muyum? Gayet ciddiyim.) Burada takılara bakarken çarşının tarihi havasını içinize çekerek kendinize nostaljik detoks uygulayın. (Gerçi bayanlar takılara bakarken başka işle uğraşamaz. Tüm dikkatini oraya vermelidir. Önemli bir iş yapılıyor.)

48. Eğriova Tabiat Parkı

Beypazarı’na 50 km uzaklıkta. Eğriova Yaylası diye de biliniyor ve her tarafı ormanlarla çevrili. Manzarası harika, pınarların meydana getirdiği gölet mevcut bir de bu yaylada. Doğayla epey bir samimi olacağınız bu tabiat parkına mutlaka uğrayın. Piknik yapın, gölde balık tutun, at ile gezinti  yapın, uzun uzun yürüyün. Burada Karaşar Eğriova Yayla Şenliği de düzenleniyormuş ancak tabii ki yılda bir defa düzenlenen bu şenliği bekleyecek değilsiniz. Kafanıza esince gidebilirsiniz.

49. İnözü Vadisi

İnözü Çayı’nın aşındırmasıyla oluşmuş bir vadi. Beypazarı’ndan başlayıp Ankara’nın farklı ilçelerine doğru uzanıyor. Dik yamaçlara oyulan mağaraları ve tarihi kalıntıları görebileceğiniz bu alanda manzara, doğa, huzur sizi bekliyor. Burası doğal sit alanı olarakkoruma altında.

50. Beypazarı Hıdırlık Tepesi

Ankara’nın gezilecek yerleri arasında özel bir yere sahip olan bu tepeden Beypazarı’nın panoramik manzarasını izleyebilirsiniz. Beypazarı Uçurtma Şenliği de her yıl burada düzenleniyor. Çay bahçesine oturup keyif yapın ama Ankara gezilecek yerler buralardan ibaret değil, ona göre tüm günü burada harcamayın.

51. Kelebekler Vadisi Tabiat Parkı

1 Nisan 2016’da ülkemizin 201. Tabiat parkı ilan edilmiş. Başkentin de 9. Tabiat parkıymış. Beypazarı’na çok yakın bir konumda yer alıyor ve adından da belli olduğu üzere burası kelebeklerle dolu. Doğa yürüyüşü yapmak, yaban hayatını fotoğraflamak, kuş gözlemi gibi aktiviteler için gayet uygun bir yer.

52. Tekke Dağı Milli Parkı

İlçeye ortalama 15 km uzaklıktaki bu park 2011 yılında tabiat parkı statüsü kazanmış. Burada her sene Piknik ve Güveç Günü’ne kutlanıyormuş, o güne denk getirebilseniz ne güzel olur fakat tabii ki bütün yıl onu bekleyemezsiniz. Öyleyse ne yapıyorsunuz? Beypazarı’na gelince buraya da muhakkak uğruyorsunuz, konu kapanmıştır.

Ankara gezilecek yerler listesi içerisinde yer vermem gereken daha 20 ilçe var. O yüzden burayı kısa kesmem gerekiyor. Beypazarı’na geldiğinizde Kirmir Çayı ve Gönen Vadisi, Türk Hamam Müzesi, Beypazarı Kent Tarihi Müzesi, Beypazarı Tarih ve Kültür Evi, Yaşayan Köy Müzesi, Beypazarı Yaşayan Müze, Beypazarı Termal Tesisleri, Sultan Alaaddin Camii, Akşemsettin Camii, İncili Camii, İmaret Camii, Tabakhane Camii ve Yediler Türbesi, Boğazkesen Kümbeti, Gazi Gündüzalp Türbesi, Karaca Ahmet Sultan Türbesi gibi yerlere de uğramanızı tavsiye ederim.

53. Beypazarı Yaşayan Müze

Ankara gezilecek yerler müzelerle dolup taşmış vaziyette. Şekil A, burası da onlardan biri. MÜze binası 19. yüzyıl itibariyle yaptırılmış. Osmanlı mimarisini gözler önüne seren bu tarihi bina neler görüp geçirmiş!

İç mimarisi ayrı, dış mimarisi ayrı güzel. Fakat onu değerli kılan içindeki eserler. Eşyalara dokunmanız, fotoğraf çekmeniz serbest.

Çocuklarla gezilecek en iyi yerlerden biri olan bu müze, Ankara’da vaktini verimli değerlendirmek isteyenlerin uğrak yeri. Çocuklar burada eski oyunları oynama imkânı buluyor.

Karagöz ve Hacivat ile tanışma fırsatına da erişecekler. Perde arkasına geçip kendi sesleriyle Karagöz ile Hacivat’ı canlandırarak eğlenebilecekler. Hatta onların kıyafetlerini giyerek daha gerçekçi oynayabilirler.

Masal ebesi çocuklara masal anlatıyor. Böylelikle kısacık bir zaman dilimi bile onların hayal dünyasını epey genişletiyor! Bu arada masal dinlerken mısır patlatıp yeme olanağına da sahipler. Yani kuru kuru masal dinlemekle yetinmeyecekler. (!)

Tabii ki ebeveynler de bu esnada sıcak bir şeyler içip yorgunluğunu atabilir.

Hepsi bu kadar değil! Çocuklar müzede ebru sanatıyla da tanışıyor. Özetle bu müzenin ülkemizde başka bir örneği yok.

Ankara gezilecek yerler içerisinde bu müzeyi asla unutmayın deriz. Tarihi ortamını solumanın, burada anlattıklarımızdan daha fazlasını görmenin ve çocukların eğlencesine eşlik etmenin tadı başka olacak!

Burada ebru hat sanatının yanında Türk kültüründe kahve, ıhlamur baskı gibi aktivitelere de tanık olabilirsiniz. Yaşayan Müze adına uygun olarak size tarihi ve eğlenceyi fazlasıyla yaşatacak!

Burası açık hava müzeciliğinin ülkemizdeki ilk örneklerinden olması hasebiyle çok özel bir yere sahip. Burada izleyici olarak kalmayacak, etkinliklere bizzat dâhil olacaksınız. Keçe sanatı ve taş baskılar da gözlerinizi kamaştıracak. Asırlar öncesinden günümüze ulaşan geleneksel sanatlarımızı uygulamalı bir şekilde deneyimleyebileceksiniz.

Atasözü ve deyim araştırmalarının da gerçekleştirildiği müzede şöyle ilginç sergiler de var:

  • Türk Yazı Kültürü: Göktürkçeden Osmanlıcaya…
  • Hızır ve İlyas Buluşması: Hıdırellez
  • Türk Kültüründe Motifler
  • Koç Boynuzu’ndan Eli Belinde’ye
  • Mitolojiden Tarihe Tufan ve Aşure
  • Gelin Kınan Kutlu Olsun
  • Geç Osmanlı Döneminde İlân-ı Aşklar
  • Milli Mücadelenin Kadın Kahramanları
  • Masal Masal İçinde, Masal Yaşayan Müze İçinde

Halk yaşamını ve onun yansımalarını en güzel şekilde sergileyen bu müze etkileşimli sergileme yöntemleri ve canlandırma teknikleriyle her ziyaretçisine hafızasına kazınacak keyifli deneyimler vaad ediyor. Öyleyse köklü kültürümüze şâhit olmak, bunu uygulamak ve yaşanmasına katkıda bulunmak için müzeye buyrun! (Gelmişken Beypazarı Yaşayan Köy’e de uğrayın.)

54. Beypazarı Termal Tesisleri

Ayvaşık Mahallesi Karapınar Mevkii’nde bulunan termal tesisleri rahatını düşünenlere göre dizayn edilmiş. Günübirlik tatiller için ziyaret edilebilecek bu tesislerde hem bedeniniz hem de ruhunuz dinlenecek. Şehir hayatından kaçış noktası olan bu termal tesislerde bol bol huzur ve pozitif enerji depolayabilirsiniz. Doğa, lüks, konfor = keyif!

Ankara Çamlıdere Gezilecek Yerler

Her yanı ormanlarla kaplı şirin mi şirin bir ilçedeyiz. Çamlıdere’nin ortasından da bir dere geçiyor ismine uygun olarak. Günübirlik piknik için gayet ideal bir yer olan Çamlıdere’de her sene Yağlı Güreş Şenlikleri düzenleniyor. Yine burada Çamlıdere Aluç Dağı Festivali de yapılıyor. Çamlıdere gezilecek yerler nelerdir, buyursunlar:

55. Aluçdağı Parkı

Kızılcahamam’ı geçtikten ortalama 8 km sonra karşınıza çıkıyor. İçerisinde bir de ‘Fosil Ormanı’ var. Bu ormanda eşine az rastlanan taşlaşmış ardıç, meşe ve çam ağaçları yer alıyor. Bu ağaçların tarihi 23 milyon yıl öncesine dayandırılıyor.

56. Çamkoru Mesire Yeri

Uzun yıllar boyu Hacettepe Üniversitesi’nin kullandığı bu alan kısa süre önce Ankara Büyükşehir Belediyesine devrolunmuş. 2008 senesinde ülkemizin 23’ncü Tabiat Parkı olmuş. Kampçıların uğrak yeridir ve yan tarafında geyik üretim alanı vardır. Burada yetiştirilen geyikler doğaya salınır. Ayrıca burada dağ çileği ve Kuzu göbeği mantarı toplanır.

57. Benli Yaylası

Aslında burası Bolu’nun Gerede ilçesine dahilmiş. Fakat bu civardaki köylerde yaşayan halk; ‘Bu yayla bizum, yaylamuzu yedurtmeyuz’ demişler. Gerede idaresiyle bağlarını koparmışlar. Sonra bu yayla Çamkoru’ya bağlanmış. Fakat bu öyle kolay olmamış. Yer misin yemez misin diye birbirlerini dövenler;

– Bu yayla benim!

– Hayır benim!

Diye odasını paylaşamayan iki kardeş gibi kavga edenler olayı iyice abartmışlar. Hayır yani altı üstü bir toprak parçası değil mi, ölümlü dünya şunun şurasında… (Tabii hâriçten gazel okumak kolay, aynı yayla benim olsa zırnık koklatmam kimseye…) Sonra burada ‘Benli Hüseyin’ diye bir adam varmış. (Çocuklar Duymasın’daki Çaycı Hüseyin gibi.) [Kötü espride sınır yok, unlimited kötü espri!] İşte Benli Hüseyin’i vurmuşlar bu yayla uğruna Gerede’liler. (İnsanlık ölmüş ağlayanı yok.) Sonra tabii olay daha fazla büyümesin diye burayı terk etmişler. (Vurdun öldürdün zaten daha neyi büyüteceksin seni utanmaz herif Seni!)

Şimdi buraya neden geldim bilmiyorum ama demek istiyorum ki siz bu yaylaya gidiverin. Mahya Tepesi’ne de çıkın. Manzarası 10 numara.

58. Şeyh Ali Semerkandi Türbesi

Şeyh Ali Semerkandi hazretlerinin büyüklüğünü ve faziletlerini herkes duymuştur. Hazret-i Ömer’in soyundan gelen ve ömrünü insanları irşâd etmekle geçirmiş büyük evliyâlardandır. Çamlıdere’ye geldiğinizde bu türbeye uğrayıp dua etmeyi unutmayın.

Ayrıca Tarihi Peçenek Cami de Çamlıdere’de bulunuyor. Çamlıca ilçesindeki tarihi ve dini yapıların başında bu cami geliyor. Selçuklular döneminden kalan bu cami de Ankara’da görülecek yerler arasında.

Ankara Çankaya Gezilecek Yerler

Geldik Ankara’nın kalbine. Anıtkabir burada, müzeler, vadiler, parklar, çeşit çeşit doğal güzellikler burada.

59. Anıtkabir

Anıtkabir’in Atatürk’ün anıt mezarı olduğunu bilmeyen yoktur. Eski adıyla Rasathane’de yani Anıttepe bulunan Anıtkabir, özellikle 29 Ekim, 10 Kasım, 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi günlerde ziyaretçi akınına uğrar. 750 bin metrekarelik alanı kaplayan Anıtkabir Aslanlı Yol, Tören Meydanı, Barış Parkı  ve Anıt Blok olmak üzere 4 bölümden meydana gelir. Ankara tarihi yerler arasında başı çeken Anıtkabir Ankara’nın sembollerinden biri. Tandoğan Kapısı’ndan girince sizi Barış Parkı’ndaki onbinlerce ağaç ve bitki karşılayacak. AnıtMezar’a Aslanlı Yol  üzerinden ulaşım sağlayabilirsiniz. Kuleler, Şeref Salonu, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, İsmet İnönü’nün mezarı gibi yerler de buradaki ziyaret bölgeleridir. Anıtkabir’e girişte ücret alınmaz.

60. Dikmen Vadisi

Ayrancı ve Dikmen semtleri arasında konumlanmış olan Dikmen Vadisi onlarca yapraklı ağaç türüne, binbir renkte çiçeklere, 20 binden fazla ağaca ev sahipliği yapıyor. Park alanı 1994, 2002 ve 2009 olmak üzere 3 ayrı dönemde aşamalı olarak tamamlanmış. Havuzları ve yeşillikleriyle iyi bir kaçış noktası. Melih Gökçek’in evi varmış karşı binaların birinde. Yani bu nedenle adım başı bölgede güvenlik görevlisi var. Geceleri de rahat rahat takılabilirsiniz, hatta koşu bile yapabilirsiniz.

61. Atakule

Yemek, eğlence ve manzara üçlüsünün tadını çıkaracağınız Atakule de Ankara’yı Ankara yapan şeylerden. Atakule’nin uzunluğu 125 metre, döner kule mantığıyla 360 derecelik manzara sunuyor. 2 tane asansör var, bunlarla seyir terasına ulaşıyorsunuz. Dönen kısmında bar, kafe, restoran gibi mekanlar var. Kulenin zirvesinde ise ülkemizin ilk döner restoranı var.Giriş ücreti 10 TL’dir. 13 Ekim 1989’da Turgut Özal tarafından açılmış olan Atakule, bir süre kapalı kalmış fakat 2018 yılından beri aralıksız olarak ziyaret edilmektedir. Buraya gitmişken Ankara Botanik Parkı’na da uğramalısınız.

Ayrıca Atakule nerede yazımıza da bakarak detayları öğrenebilirsiniz.

62. Kocatepe Camii

Başkentin en büyük camisi Kocatepe Camii. Kültür Mahallesideki bu cami Turgut Özal’ın öncülüğünde açılmış. Merkezi noktaların neredeyse her yerinden rahatça görülebiliyor. 4500 metrekarelik alanı kaplayan caminin 4 minaresi var. Avizeleri, çinileri, minberi, mihrabı ve mermerleri özel olarak dekore edilmiş. İnşaatıne 1967 yılında başlanmış ve 1987 yılında tamamlanmış.

63. Kuğulu Park

Kavaklıdere Mahallesindeki Kuğulu Park, Polonya Caddesi, Atatürk Bulvarı ve Tunalı Hilmi Caddesi arasındadır. Parkta çocuk oyun alanları, havuz, Tunalı Hilmi Bey’in Heykeli ve Öpüşenler Heykeli vardır. Havuzda ördek, kaz, kuğu gibi farklı kuş türleri barınmaktadır. Kavak ağaçlarıyla çevrilidir ama çınar, alıç ve erguvan gibi ağaçlar da vardır, sit alanı statüsündedir.

Parkın sınırlarını hiç ter ketmeyen beyaz ve siyah kuğulardan dolayı buraya Kuğulu Park denmiş. Sevgililerin buluşma noktası olan Kuğulu Park, tam arkadaşlarla takılmalık, kendi kendine kafa dinlemelik; aileyle beraber güzel bir gün geçirmelik…

64. Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi

Kuğulu Park demişken buradan da bahsedelim. ‘Sanat İçin Sanatın İçinde’ sloganı ile yola çıkmış olan Ziraat Bankası’na ait bir sanat galerisi. (Slogan daha iyi olabilirdi, ‘Avantaj’ın varsa avantajın var’ reklamından çalmış gibi… Olmamış.) Her yıl onlarca sergiye ev sahipliği yapıyor, bunun benzeri İstanbul’da da var. Sanata meraklıysanız mutlaka gitmelisiniz. Eğer ‘yok ben sanat manat anlamam’ diyorsanız yine de Ankara’nın hatırı için gidin.

65. Tunalı Hilmi Caddesi

Çankaya’nın en hareketli caddesidir Tunalı Hilmi. İsmini TBMM üyelerinden Tunalı Hilmi Bey’den alır. Ankara’daki sosyal hayatın nabzı burada tutulur, herkes burda kop kop yapar. Ankara’daki genç nüfusun %57,2’si (istatistiksel rakamlara itibar etmeyiniz, benim tahminim) burada takılır. Kafeleri, restoranları bol, bence en güzel yanı da bu. Tabii trafik sizi fitil edebilir, haliyle sürekli yoğun.

66. Tunus Caddesi

Akün Sineması ve Şinasi Sahnesi burada. Atılım, Bilkent ve ODTÜ’ye giden otobüsler de buradan hareket eder. Ankara gezilecek yerler listesi içerisindeki alışveriş, yemek ve eğlence ihtiyaçlarınız için buraya uğrayabilirsiniz. Burası da her dakika ana-baba günü gibi, bir kalabalık bir kalabalık; sanırsın para dağıtıyorlar… Bu arada Çayyolu Park Caddesi’ndeki mekanlara da uğrayabilirsiniz ama fiyatlar biraz tuzlu.

67. 50. Yıl Parkı

Başkentin seyir terası diye de bilinen bu park Ankara gezisi sırasında rotanıza mutlaka dâhil olmalı. Burada Anıtkabir’i, Atakule’yi, Kocatepe Camii’ni, Ankara Kalesi’ni ve daha pek çok yapıyı  360 derecelik açıyla seyredebilirsiniz. Seyredin seyredin, gözleriniz dert görmesin. Ayrıca bu parkta ülkemizin en uzun bayrak direği var: Tam 120 metre. Öte yandan burada basketbol sahasından lunaparka, buz pateni pistinden piknik alanlarına, kamelyalı dinlenme alanlarından çocuk parklarına kadar birçok hizmet var. Bol bol selfie çektirin, İnstagram’a story atın, hatta canlı yayın yapın, videolar çekip kanalınızda paylaşın… Ne kadar sosyal medya hesabınız varsa buraya gittiğinizi âlem-i cihana duyurun!

68. Congresium Ankara

Burası Ankara’nın dünyaya açılan kapısıymış. Yani kendilerini öyle nitelendiriyorlar. Ankara Ticaret Odası’na aittir ve Söğütözü Bulvarı’nda yer almaktadır. Gösteriler, festivaller, kongreler burada düzenleniyor. Şehir dışından gelenler burayı zaten iyi bilir. İki bölünebilir salonu, ticaret sergilerine ayrılmış bir salonu, 3.107 kişilik bir oditoryumu varmış. (Neden 3107? Hayır o 2 kişi ne alaka? Ya da 3110 olmaz mı? Kafamda deli sorular… Canım siz de böyle eksantrik istatistiksel veriler paylaşmayın. Ben Google amcanın yalancısıyım.)

69. Şefik Bursalı Müzesi

Ünlü ressamlardan Şefik Bursalı’nın eserleri burada yer alıyor. (Ben öyle bir ressam duymadım. Benim duyduğum tek ressam Picasso ve Davinci diyorsanız, sizi buraya davet ediyorum.) [Davinci değil DA Vinci ama hadi neyse, herkes böyle yazıyor çağa ayak uydurmak gerek.] Ayrancı mevkiindeki bu müze Ankara’da gezilecek yerler listenize girmeli. Şehit Cuma Dağ MTA Tabiat Tarihi Müzesi de Çankaya’da, oraya da uğrayabilirsiniz fakat adı biraz uzun, daha okumaya üşendim, şimdi kim oraaya gidecek de, ziyaret edecek de…. Diye düşünmeyin. Kalabalık bir grup halinde gidecekseniz randevu almalısınız. Burada Burası ülkemizin ilk ve en büyük Tabiat Tarihi Müzesi’dir. 3 katlı bu müzede Güneş Sistemi ziyareti, omurgasız ve omurgalı fosiller, uzay yolculuğu; birbirinden ilginç şeyler var.

Bu arada Çankaya’ya gelmişken Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’ni, Fırça Sanat Galerisi’ni ve Nurol Sanat Galerisi’ni de ziyaret etmenizi öneririm.

70. Kızılay Meydanı

Ankara’nın kilit noktası olan Kızılay Meydanı şehrin tam merkezindedir. 60 darbesinin ardından ismi Hürriyet Meydanı olmuş fakat halk buraya Kızılay Meydanı diyor. (Türk milleti ne diyorsa o) Protestolar, mitingler, resmi kutlamalar hep burada yapılıyor. Mağazalar, kafeler, restoranlar, dükkanlar istemediğiniz kadar var. Kızılay AVM de burada. Sakarya Caddesi, Karanfil Sokak, Limon Baazar, Yüksel Caddesi gibi yerler de Kızılay Meydanı’nda. Kızılay, Ankara gezi rehberi içinde ilk sırada yer almalıydı aslında fakat ilçelere göre gittiğimiz için buraya şimdi gelebildik. Burası ne gece ne gündüz hiç sessizliğe bürünmüyor.

Çankaaya’yı ziyaret etmişken ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri’ne de uğrayabilirsiniz. Burada konser, sergi, tiyatro gösterisi, galeri, müzikal gibi çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

71. Ankara Botanik Parkı

Cinnah Caaddesi’yle Çankaya arasında yer alan bu parkta çocuk oyun alanı, çim alan, spor alanı, havuz gibi bölümler var. 1970’li yıllardan beri hizmet vermekte olan park yeşillik bakımından zengin.

72. Güvenpark

Çankaya-Kızılay Meydanı’nda bulunan Güvenpark, 1970’de kurulmuş. Çocuk bahçesi, çiçek serası ve havuzdan oluşuyor. Ankara’nın göbeğindeki bu park adeta Anıtkabir kadar ziyaret ediliyor. Buraya Emniyet Parkı da deniyor. (Bence itimat parkı da denebilir. Sonuçta güven ve emniyet ile müteradif kelimeler… Nasıl öneri ama?)

73. Seğmenler Parkı

Başkentin en ünlü parklarından biri de Seğmenler Parkı. Kavaklıdere mevkiindeki bu park 67 bin metrekarelik bir alanı kaplıyor. 1983’den beri şehrin en meşhur gezi ve eğlence merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Ankara’da nereye gidilir? sorusunun en iyi cevaplarından biri olan bu park’ta oyun alanları, yeşil çim alanlar, havuzlar, çay bahçeleri, kültür ve gençlik merkezleri, restoranlar ve Cumhuriyet Anıtı var. Hele hafta sonu iğne atsanız yere düşmüyor.

74. İsmet İnönü Evi (Pembe Köşk)

Çankaya Mahallesi’nde, Şehit Ersan Caddesi’ki bu ev, Ankara’daki en eski villadır. İsmet İnönü hayatının 48 yılını bu evde geçirmiş. Çeşitli stratejik toplantılar, galeri açılışları ve satranç turnuvaları da burada olmuş. Burada İsmet İnönü’nün fotoğrafları ve kişisel eşyaları sergileniyor. Giriş ücretsiz fakat her zaman değil, İnönü Vakfı’nın belirlediği dönemlerde ziyaret edilebiliyor.

75. Şehit Cuma Dağ MTA Tabiat Tarihi Müzesi

Ankara’da gezilecek yerler Çankaya ilçesinde de fazlasıyla tatmin edici düzeyde. Bunun örneklerinden biri şimdi anlatacağımız müze. Dumlupınar Bulvarı’nda yer alan müze 1968 yılında MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde açılmış. Kayaç, mineral, fosil, maden ve çeşitli jeoarkeolojik örneklerden meydana gelen zengin bir koleksiyonu var. Doğa koruma bilincinin gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Müzenin giriş katında küresel görüntüleme sistemi ‘Bilim Küresi’ ve güneş sistemi var. Kubbe biçiminde tasarlanmış bir ekranda ise 3D görüntüleme sistemiyle Planetaryum mevcut. Görme engelliler için özel bir bölüm yapılmış.

Geçici Sergi Alanı, Eğitim ve Uygulama Alanı, Hediyelik Eşya Satış ve Danışma Salonu gibi bölümlerden oluşuyor.

  • İlk katta omurgasız ve omurgalı fosillere ait örnekler yer alıyor. 1974 itibariyle Beypazarı’nda keşfedilen ‘Anadolu Panterı’ da burada kendine yer buluyor.
  • Soyu tükenen veya tükenmek üzere olan hayvanların ve bitkilerin örnekleri, kendi yaşam alanlarına uygun şekilde hazırlanmış canlandırmalar vasıtasıyla sergileniyor.
  • Bir üst katta ise ‘Sistematik Mineraloji Bölümü’ Burada yerkabuğunun yapıtaşlarını görüyorsunuz.
  • Kayaçlar Bölümü’ne geldiğinizde minerallerin jeolojik aşamalardan geçerek oluşturduğu kayaçları inceleyebiliyorsunuz.
  • ‘Türkiye Yer Altı Kaynakları Bölümü’nde ise Endüstriyel hammaddeler, metalik madenler, enerji hammaddeleri sergileniyor.
  • ‘Süstaşları Bölümü’ ise ziyaretçilerini çeşitli ülkelerden getirilmiş kristallerle ağırlıyor.
  • ‘Türkiye Madencilik Tarihi’ adlı bölüm de bu müzede. Burası madencilik tarihine ışık tutuyor. Muhtelif buluntular sözü geçen bölümde teşhir ediliyor.
  • ‘Tunç Çağında Madencilik Maketi’, ‘Sementasyon’ ve ‘Küpelasyon’ alanları da burada bulunuyor.

Ankara gezilecek yerler listesi içinde bu müze tam bir biyoloji ve jeoloji hazinesi! Mineraloji-Petrografi, Paleontoloji Laboratuvarları mevcut. Arşivler bölümünde 100 binden fazla canlı örneği var.

ABD’den satın alınan etobur dinozor fosili de burada. Fransa’nın Türkiye’ye armağan ettiği fil iskeleti de. Bunun tarihi 15 milyon yıl öncesine dayandırılıyor. 1972 tarihinde aydan getirilmiş olan ay taşına burada rastlamak mümkün. Yine Sivas-Yıldızeli’nin Sulh Halil köyüne 1989 yılında düşmüş irili ufaklı göktaşlarını da müzede görebilirsiniz. Kahramanmaraş’ın Gâvur gölünde bulunan Maraş filinin iskeletine de rastlayabilirsiniz. Bu iskeletin sahibi olan fil, Mîlat’tan önce 1000. yılının ikinci Yarısında yaşamış.

Ankara’nın gezilecek yerleri arasında enteresan koleksiyonlarıyla ön plana çıkan müze; gezici müze faaliyetlerine ve bilimsel araştırma çalışmalarına da katkılarını sürdürüyor. Şehit Mehmet Alan Enerji Parkı da 2013 tarihinden bu yana Tabiat Tarihi Müzesi’ne bağlı. İkisi aynı kampüste hizmet veriyor. Doğal kaynaklardan enerji üretimi Enerji Parkı’nda uygulamalı olarak gösteriliyor. Rüzgar enerjisi, atom enerjisi, güneş enerjisi, hidroelektrik enerji, jeotermal enerji elektrik elde etmek için nasıl kullanılıyor? Bu sorunun cevabı pratiğe dökülüyor. Çankaya-Çukurambar mahallesi’ndeki Öğretmenler caddesi’nde bulunan müzeye giriş ücretsiz. Pazartesi dışında her gün ziyarete açık. Fakat grup ziyaretleri için randevu gerek.

76. Ankara Kültür ve Sanat Evi Abidin Paşa Köşkü

Ankara’da gezilecek yerler söz konusuysa net söyleyebiliriz ki Abidinpaşa, tüm Ankaralıların bildiği bir semt. Neredeyse herkesin yolu bir gün de olsa mutlaka oraya düşmüştür. İki asra damgasını vurmuş olan Abidinpaşa Konağı da semtin en önemli sembollerinden.

Abidinpaşa, Osmanlı’da silahşörlük ve kaymakamlık yapmış bir zât. Kendisinden önceki valilerin Ankara’da çalışma süresi 2 yılı geçmezken o, görevini 8 yıl başarıyla sürdürmüş. İtalyanca, Fransızca, Eski Yunanca ve Arapça bilen Abidinpaşa kıymetli bir devlet adamı olmasının yanı sıra edebiyata ve sanata da ilgi gösterirmiş. Farsça yazılmış Mesnevî’yi Türkçe’ye ilk çeviren o olmuş. Ankara’ya Elmadağ’dan su getirerek, çeşitli semtlerine çeşmeler yaptırarak hizmette bulunmuş.

İşte bugün, kendi adıyla anılan köşk de ziyaretçi akınına uğruyor. Bu 2 katlı köşkü de kendisi yaptırmış.

Söylendiğine göre Abidinpaşa, köşkün yerine bir türlü karar veremez. Ankara’nın muhtelif bölgelerine ciğer astırıp ciğerin nerede daha geç bozulduğuna bakar. Böylelikle yerleşim için en uygun yerin, şimdiki Abidinpaşa semti olduğunu görür.

Vali konağı olarak yapılmış bu köşk 1920 yılında milli mücadele ordusuna subay yetiştirmiş. O zamanlar ‘Zabit Namzetleri Talimgahı’ diye anılıyormuş.

1923 yılından sonra ismi Harp Okulu olarak değişmiş. İşgal altındaki şehirlerden veya İstanbul’daki Harp Okulu’ndan kaçan yedek subaylar ve askeri okul öğrencileri Ankara’ya gelip burada eğitim görmüş. Bu kısa fakat yoğun eğitimin ardından İstiklâl ordusunun neferleri olmuşlar. Başkomutanlık ve Sakarya Meydan Muhaberesi zaferlerinde gâlibiyet elde eden kahramanlar da bu okuldan çıkmış.

Abidinpaşa Köşkü 1920 yılında Atatürk’ün katılımıyla gerçekleşmiş. Bu merâsimde Refet Bele, Fevzi Çakmak, Kâzım İnanç gibi isimler de yer almış.

Çankaya Belediyesi ve Ankara Kulübü işbirliğiyle hizmet veren köşk çeşitli etkinliklere sahne oluyor. 125 yıllık geçmişiyle bu tarihi mekân başkent kültürünün yaşamasına, araştırılmasına ve sonraki nesillere aktarılmasına öncülük ediyor.

77. Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Müzesi

Ankara’nın gezilecek yerleri sanatta level atlatacak bize, böyle giderse iyice entel olacağız! (!)

Kavaklıdere Mahallesi’ndeki John F. Kennedy Caddesi’nde yer alan bu 7 katlı merkez pek çok eğlenceli aktiviteye, kültürel ve sanatsal etkinliğe sahne oluyor. Ankara’nın kültür haritasına yön veren bu merkez adından da belli olduğu gibi çağdaş sanatların izini sürüyor.

Ülkemizdeki birçok faaliyetin ilk uygulayıcısı da bu merkez. •Uçan Süpürge Film Festivali ve işçi filmleri bu merkezdeki keyifli etkinliklerden bazıları.

Dünya ve Türk müziğinin önemli isimleri buraya misafir olmuş. Türk Halk, Türk Sanat ve Oda müziği konserleri; sempozyumlar, konferanslar, paneller ve festivaller ile bu merkez sanatın binbir tonunu görüyor.

Gerek ulusal, gerekse uluslararası düzeyde birçok sergiye ev sahipliği yapan merkez tiyatro festivallerine de yer veriyor. Bazen öykü günleri düzenleniyor. Heykel, resim ve fotoğraf sergileri, konserler eksik olmuyor. Yaşar Kemal Konferans Salonu da bu merkez içerisinde bulunuyor.

Cumhuriyet döneminin ünlü yazar ve şâirlerinden Gülten Akın’ın adını taşıyan bir salon da mevcut. Osman Hamdi Bey Sergi Salonu ve Abidin Dino Sergi Salonu da bunlara eşlik ediyor. Fikret Mualla, Füreya Koral ve Eren Eyüboğlu adına da sergi salonları var.

Bazen aynı gün birden fazla sergi oluyor. Bu da sanatseverlere ‘bir taşla iki kuş’ dedirtiyor. Kitap fuarları da tertip edilen merkezin etkinlik takvimi hiç boş kalmıyor. Merkezî bir noktada yer aldığı için ulaşım kolay. Öyleyse bize de gidip görmek düşer. Tabii gelirken, size uygun etkinliklerden haberdar olmanız için takvime bakmanızda fayda var.

78. Nurol Sanat Galerisi

Ankara gezilecek yerler demişken, burayı bahsetmeden bırakır mıyız sizi? 2002 yılının Nisan ayında faaliyete geçirilen sanat galerisi sanatseverlere görsel şölen yaşatıyor. Sanatçı ve sanatı halkla buluşturan galeri, zamanını verimli geçirmek isteyenlere bunu fazlasıyla sağlıyor.

İmza, tanıtım ve söyleşi günlerinin yapıldığı galeride çeşitli sergiler düzenleniyor. Sanat yayınları da hazırlayan galeri, Ankara’nın sanatına ve kültürüne büyük katkılarda bulunuyor.

Burası sadece bir galeriden ibaret değil. Nitelikli bir kültür ve sanat ortamı. Önceki sezonlarda ‘Nazlı Eray İmza ve Söyleşisi’ ve ‘Hasan Pekmezci baskı resim uygulaması’ gibi etkinlikler organize edildi. Yani izleyiciler bir tek sergi için değil, başka amaçlarla da buraya geliyor.

Bedri Rahmi Eyüboğlu, Nuri İyem, Aydın Ayan, Mehmet Güleryüz, Habip Aydoğdu, Duran Karaca, Mevlut Akyıldız ve bunun gibi pek çok sanatçıya ev sahipliği yapmış olan galeri, sizi de misafir etmeye hazır!

79. Fırça Sanat Galerisi

Ankara’da gezilecek yerler sanat âşıkllarına da, eğlence isteyenlere de, doğa tutkunlarına da, macera arayanlara da hitap ediyor. Burada herkese göre bir şey var, seç beğen al! Şimdiki durağımız yine bir sanatsever mekânı.

Fırça Sanatevi, sanat hayatına atölye çalışmalarıyla 1998 tarihinde başlamış. 2003’ten bu yana galeri etkinliklerine de sahne olmayı sürdürüyor. Fırça Sanat Galerisi ve Fırça Sanat Atölyesi şeklinde yapılandırılan bu yer, sanata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak. Sanat duayenlerini konuk eden galeride; birçok fuar etkinlikleri, röportajlar, yarışmalar, karma ve kişisel sergiler gerçekleştiriliyor. Yüzlerce sanatçının eserlerini bünyesine alan galeri, sanatın evrensel değerlerini yaşatma amacıyla hizmet veriyor.

80. Çayyolu Park Caddesi

Çankaya ilçesindeki bu caddede lüks kafeler, butik mağazalar ve restoranlar birbiri ardına sıralanmış.

Ankara’da hayat nasıl oluyor? Bunu anlamak için işte bu caddenin etrafında dolaşmanız, gelip geçenleri izlemeniz bile yeterli. Restoranların fiyatları pek bütçe dostu değil ama neyse.

81. ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri

Burayı ODTÜ mezunları derneği işletiyor. Üniversitenin içerisinde yeralan tesis, yıl sonu mezuniyet konserlerinde ilk tercih oluyor.

Ayrıca kentin en önemli açık hava mekânlarından olan Vişnelik Çim Amfi, çeşitli konser ve etkinliklerle ziyaretçilerini eğlendiriyor. Festivaller ve sahne sanatları bakımından hiç boş kalmayan bu yerde müzik ve sanat ziyafeti veriliyor. Siz de bekleniyorsunuz!

82. Arcadium Alışveriş Merkezi

2003 yılından beri hizmet veren AVM, Ümitköy-Çayyolu merkezinde konumlanıyor. Alışveriş söz konusu olunca Ankara’nın nabzı burada atıyor.

Çeşit çeşit dükkânlar, restoranlar, sinema salonları, cafeler ve mağazalar mevcut. Eğlence, yeme-içme ve alışveriş için doğru adres!

83. Bilkent Center

Faaliyetine 1998 yılında başlayan AVM, 99.751 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Oyun ve eğlence alanlarının, mağazaların bol olduğu bu AVM, alışveriş bakımından da sayısız seçenek barındırıyor. Denizciler Caddesi’nden hareket eden minibüslerle buraya ulaşmanız mümkün.

84. Tepe Prime Avenue

Dumlupınar Bulvarı, Eskişehir Devlet Yolu’nun 9. kilometresinde konumlanan bu alışveriş merkezi de yukarıdakilerle tipik özelliklere sahip aslında. Keyifli vakit geçirebileceğiniz bu AVM’de nec ararsanız var! Büyük, ferah, konforlu bir AVM olup ulaşımı da kolay.

85. Panora Alışveriş ve Yaşam Merkezi

Çankaya’nın en ünlü AVM’lerinden olan Panora Alışveriş ve Yaşam Merkezi; hafta sonu gezileri için tercih edilebilecek ideal yerlerden. Her yaş grubuna yönelik eğlence olanaklarıyla keyifli saatler yaşatan bu AVM tabii ki mağazalar, restoranlar ve kafelerle dolu. Tam adresi ise şöyle: Oran, Kudüs Cd. No:3, 06450 Çankaya/Ankara

86. Ahmet Hamdi Akseki Camii

Yapımına 2009 yılında başlanan cami, 19 Nisan 2013 tarihinde tamamlandı. Aksaki Camii olarak da biliniyor. 33 metre uzunluğa sahip cami Diyanet İşleri Başkanlığının yanında, Eskişehir yolu Bilkent kavşağında bulunuyor.

Eski Diyanet İşleri başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki anısına inşa edilmiş. Geleneksel mimari sanatını yansıtan cami külliyesi 80 bin metrekare kapalı alana sahip. Avlusu 20.618, peyzaj alanı ise 11.087 metrekare. Kapalı alanında 6 bin kişinin namaz kılması mümkün. Cenâze olduğunda ise 30 bin kişi namazını kılabiliyor.

Yolunuzun üzerindeyken uğramadan geçmeyin deriz.

Çankaya gezilecek yerler anahatlarıyla bu kadar. Ayrıca burada Kurtuluş Parkı’na, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ne, Haritacılık Müzesi’ne, TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi’ne de uğrayabilirsiniz.

Ankara Çubuk Gezilecek Yerler

Barajlarıyla ve turşusuyla ünlü bir Ankara ilçesidir… O halde beklemez Çubuk, gezelim çabuk diyorum ve size Çubuk gezilecek yerler nerelerdir, onları servis ediyorum:

87. Karadana Köyü

Eski Hititlerin burada yerleştiği düşünülüyor. (Eski-yeni ne farkediyor, Hitit hitittir dimi ama… Her cümleden sonra engin yorumlarımı yapmasam olmaz.) Burada ‘Oyulu’ adlı bir kaya mezarı varmış. (Adı bile korkunç. Kim kimi oymuş da adı Oyulu olmuş acaba? Kesin burada bir aile faciası oldu.) İlçe merkezine 11 km uzaklıktaymış. (Tam 11) Benim gibi tarihe büyük ilgi (!) duyuyorsanız gidip görebilirsiniz.

88. Çubuk Barajları

Çubuk 1-2 diye 2 baraj var burada. (Recep İvedik gibi dallasa dönmesin, tadında bırakmak lazım. Bir filmin 2. Ve 3. Uzantıları gelince olmuyor, o duyguyu alamıyorum.) Çubuk 1 Barajı’nın yapmına 1930’da başlanmış. Atatürk’ün talimatıyla yapılan bu baraj 1936’da tamamlanmış. Burada o yıllardan kalan anıtlar da var.

Çubuk 2Barajı ise Çubuk 1 Barajı kirlenince 1961 senesinde yapılmış. (Arkadaşlar suları tasarruflu kullanalım, barajlarımıza sahip çıkalım. Yoksa kurur barajlar, bunlar tehlikeli virajlar diyorum.) ]Olmadı, yine tutturamadık iyi mi?] Burada piknik alanı da mevcut ve siz, burada piknik yapmayı hak eden 100.000 şanslı kişiden birisiniz.

Hacılar Köyü Şelalesi de burada gezilecek yerlerden. Çubuk doğal güzellikleri arasında yer alan bu şelalenin yüksekliği 5 metre ve burada ondan başka şelale yok. Bu yüzden kıymeti bilinmeli ve ziyaret edilmelidir.

89. Melikşah Hamamı

Yaz-kış hizmete devam eden, yorulmak nedir bilmeyen bu hamamı da ziyaret etmelisiniz. Burası  1402senesinde Timur Han tarafından kızı Melikşah Hanım adına yaptırılmıştır. Bir açık hava hamamıdır ve bilhassa deri hastalıklarına şifalı olduğu söylenir. 1979’da kaynağın suları kurumuş olsa da sondaj çalışmasıyla tekrar sıcak su çıkarılmış ve tesise aktarılmıştır.

90. Sele Köyü

Barajlar, hamamlar, köyler… Çubuk da böyle bir yer işte. Bu köyün özelliği de iki önemli türbenin burada olması. Siyami Dede ve Kalender Veli türbeleri buraya gelenlerin ilgi odağı olur. Kalender Veli türbesinin yan tarafında bir cemevi vardır.

91. Karagöl

Karagöl bir krater gölüdür ve Ankara merkezine 68 km uzaklıktadır. Yemyeşil ortamı, temiz havası ve piknik alanlarıyla günübirlik gidip-gelmek için uygundur.

Ankara Elmadağ Gezilecek Yerler

Elmadağ gezilecek yerler çok fazla değil ancak yine de burayı anlatmak gerek. Yeşildere ve Hasanoğlan mahalleleri Elmadağ’ın en önemli mahalleleri. Aslında önceleri Küçük Yozgat ismiyle Bala’ya bağlıyken 1936’da Çankaya’ya bağlanmış… Sonra demiş ki ‘ya arkadaş ona bağlan buna bağlan nereye kadar? Kendi ayaklarımın üzerinde durmam lazım benim…’ 1941 senesinde bağımsızlığını ilan edip Elmadağ ilçesi olmuş. (Can Yücel ne kadar doğru demiş;

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.)

92. Elmadağ Kayak Merkezi

Kış mevsiminde misafiri eksik olmaz. Kar kalınlığı 30-60 santim arasındadır. Kayak pistinin uzunluğu da yaklaşık 700 metredir. Bahar ve yaz mevsimlerinde doğa yürüyüşleri yapılabilir, bölgede hizmet veren tesisler vardır. Elmadağ’ın kuzey yamacındadır. Yine de Ankara gezilmesi gereken yerler arasında Elmadağ ilçesinin adı geçince buradan bahsedilir. Burası merkezin biraz daha güneyinde. Çankaya’dan bakılınca yüksekliğiyle göz dolduruyor. Uludağ’dan neyi eksik, kayak dersen kayak, kar dersen kar… Sizi zirveye çıkaran, 700 kişi kapasiteli ve 548 metre uzunluğunda bir teleski de var. Snowboard için de gayet uygun bir ortam. Kar üzerinde turlamak için atlar da mevcut. Karda at turu 10 dakika sürüyor. Yalnız düşmemeye dikkat edin… Karlar düşer, düşer düşer ağlarım demeyin; bol bol eğlenin. Karda yürüyüş yapın, kızakla kayın, restoranda salebinizi içerek manzarayı seyredin, doğayı fotoğraflayın, stres atın, sakinleşin, deşarj olun, pozitif enerji yüklemesi yapın… Günübirlik turlara da katılabilirsiniz, nerede çokluk orada eğlence demişler… (Evet evet öyle demişler siz bakmayın bu sözün aslına.) Turlar sabah 08:30’da başlıyor. Merak etmeyin araç içerisinde sabah kahvaltısı ve onun ardından küçük ikramlar var… (İnsan herkesi kendi gibi bilirmiş, ben ilk bunu düşünmüştüm de o yüzden.) Sucuk, mangalda ekmek arası köfte, salata, meşrubat vs. adamlar bonkör. Rehberlik hizmeti, koltuk sigortası, profesyonel video/fotoğraf çekimi gibi hizmetler dahil hepsi kaç TL sizce? 65! Hiçbir şey… Kesinlikle bu daha avantajlı… Fakat kayak ücretleri ve kişisel harcamalarınız bu fiyatın içerisinde değil.

93. Hasanoğlan Kasabası

Her zaman şirin bir kasabada mütevazi bir hayat sürmek istemişimdir. (Gereksiz bilgiler ansiklopedimden bu bilgiyi sizinle paylaştığım için kendimi mutlu hissediyorum.) Bu kasabayı ziyaret sebebiniz içerisindeki Hasandede Türbesi olmalıdır. Türbenin yanında da Hasandede Pınarı vardır. Gitmişken tirit ve yoğurtlu tarhana da yiyin. Ziyaretiniz Nisan ayına denk gelirse belki Tirit Festivali’ne de katılma fırsatı bulabilirsiniz.

Ankara Etimesgut Gezilecek Yerler

Şehrin merkezi ilçeleri arasında yer alan Etimesgut gezilecek yerler bakımından sizi tatmin edecek düzeyde bir çeşitliliğe sahip. Şöyle ki;

94. Göksu Parkı

Burası Ankara’daki en büyük parklardan biri. 2003 yılından beri istikrarlı bir şekilde hizmet vermeyi sürdürüyor. İçinde piknik yerleri, restoran, koşu yolu, yürüyüş yolu, lunapark vs. yer alıyor. Çocukluğuna dönmek isteyenler, egzersiz yaparak 300-500 gram da olsa zayıflamak isteyenler; yediden yetmişe herkese hitap ediyor. Burada su bisikleti, basketbol, go-kart, dağ kızağı, tenis, voleybol gibi birçok aktivite yapılıyor. Piknik alanında da yaklaşık 470 barbekü hizmet veriyor. (Sayısı artmış da olabilir.) Gölün etrafında 9 tane yüzer iskele gelenlere balık tutma imkânı sağlıyor. Parka giriş ücretsiz. Dağ kızağından deniz fenerine her türlü atraksiyon mevcut. Gölün içerisinde gezintiye olanak veren Missisipi Gemisi’nide unutmamak gerek.

95. Tepetaklak Ev ve Neşeli Köy

‘Yahu işlerim hep ters gidiyor, battı balık yan gider.’ Diyenlerin durumuna uygun somut bir yer Tepetaklak Ev. Yapımı 6 ayda tamamlanmış ve ülkemizin 2. Ters evi. (İlki de Antalya’da) Eve demir bir merdivenle çıkıyorsunuz, fakat daha bu aşamada ‘dönüyor aman dünya, başım duman!’ moduna girebilirsiniz. Bütün eşyalar tavana asılı, yanni ‘sakata gelmeyelim şimdi? Ya tepeme düşer de gerçekten tepetaklak olursam?’ diye endişe etmekte haklısınız. Ama güvenlik testleri yaptırılmış, beyaz eşyaların da içlerini boşaltıp asıyorlarmış galiba; bir şey olmaz. Burada oturma odası, çocuk odası, banyo ve tuvalet, mutfak; yani normal bir evde bulunan tüm odalar var. Ancak klozet dahil her şey tavanda asılı. İnsanın nevri dönüyor. Halılar, televizyon, elektrik süpürgesi, koltuklar; her şey tepenizde. Dolayısıyla siz kendinizden şüphe etmeye başlıyor; ‘bende mi bi terslik var acaba?’ diye kendinizi sorguluyorsunuz. Burada fotoğrafların panaromik çekilmesi gerek. Yoksa hem eşyaları hem kendinizi kareye sığdıramazsınız. Çektiğiniz fotoğrafları da ters çevirmeniz lazım tabii. Burada ülkemizin ilk İlizyon Müzesi de var, neyse ki burada her şey normal. Neşeli Köy’de bir hayvanat bahçesi de var. Ayrıca Niloya Köyü de burada. Fakat uyarayım, yanınızda çocuğunuz varsa buradaki Niloya ürünlerinden almazsanız oradan çıkamazsınız. Zira o buna izin vermez, illa alınacak illa alınacak. Çocukları üzmeyin.

Neşeli Köy’deki Cafe Hare ve yanındaki şişme park da ziyaret edilebilir.

96. Hava Kuvvetleri Müzesi

1998 senesinde Türkiye’nin ilk kadın pilotu ve Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen tarafından açılan müzenin 2000 metrekarelik kapalı, 62.000 metrekarelik de açık alanı vardır. Açık alanda askeri uçaklar ve helikopterler sergileniyor. Ayrıca Bulgaristan, Pakistan  ve Macaristan’dan hediye edilmiş savaş uçakları da var. Kapalı alanda ise 1900’lü yıllarda kullanılan uçakların maketleri var. Pazartesi hariç her gün ziyarete açık.

97. Kemal Sonunur Parkı

Eryaman Beldesi’nde bulunan park 2004 yılında açılmış. Kapladığı alanın büyüklüğü ortalama 20 bin metrekare. Alanın büyük bir bölümü yeşil çimlerden oluşuyor. Oyun parkı, koşu ve egzersiz alanları da mevcut. Piknik ve hafta sonu yürüyüşü için tercih edilebilir.

98. Alparslan Türkeş Parkı

Halka açık bir park ve Etimesgut-İstasyon mevkiinde yer alıyor. Çevresi yemyeşil ağaçlarla kaplı, özel barbekülerin bulunduğu piknik alanı, çardaklar, koşu ve yürüyüş yolları, büfeler ve oyun parkı var. Buraya giriş de bedava. Çoluğu çocuğu toplayın gelin.

99. Ahi Evran Türbesi

esnaflar birliği ve ahilik teşkilatını kuran Ahi Evran-ı Veli hazretlerinin türbesidir. Evran denilen büyük bir yılan onu görünce sakinleşirmiş, o yüzden kendisine Evran denilmiş. 1482’de inşa edilen  cami ile türbe iç içedir.  Baş ağrısı çekenler burada şifa bulurmuş, öyle deniyor.

100. Türk Hava Kurumu Müzesi

2002 yılında kurulan müze Türk Havacılık tarihini sonraki nesillere aktarmayı amaçlıyor. Açık ve kapalı sergi alanlarından oluşan THK Müzesi’nin açık alanı 5.294 metrekare, kapalı alanı ise 287 metrekare.

Müze alanında model ve orijinal uçaklar sergileniyor. tarihi Paraşüt Kulesi de burada. Tarihi nitelik taşıyan eserler ve belgeler de müzenin her yanını süslüyor.

Türk Sivil Havacılık tarihi ve Türk Hava Kurumu ile ilgili 747 eserin yer aldığı müzede birbirinden ilginç fotoğraflar bulunuyor.

TOMTAŞ Fabrikasının görüntülerinden Türk Hava Kurumunda kullanılan bröve, madalya ve üniformalara kadar birçok şey burada teşhir ediliyor. Çeşitli maketlerle zenginleştirilen müze, havacılık tarihine ilgi duyanları bekliyor.

Ankara Evran Gezilecek Yerler

Ankara gezi rehberi devam ediyor. Evren; merkeze en uzak ilçe. Merkez ile arasında 178 kilometre mesafe var. İlçede yer alan Hirfanlı Barajı Ankaralıların deniz özlemini biraz olsun gideriyor. Gezilecek yerleri de şöyle:

101. Semizbağı Höyük

İlçe merkezine uzaklığı 2 km olup Evren- Sarıyahşi karayolu üzerindedir. (Semizbağı Mevkii) Yüksekliği 30 metre, genişliği de 80-100 metre arasıdır. Burada arkeolojik çalışmalar yapılmış ve antik dönemden kalan seramiklere rastlanmış.

102. Sığırcık Kalesi

İlçe merkezine bağlı Çatalpınar Köyünün 2 km uzağındadır. Bizanslıların ve Osmanlıların da kullandığı bu kale günümüze yarı sağlam ulaşmayı başarabilmiştir.

103. Hirfanlı Baraj Gölü

1953-1956 arasında inşa edilen Hirfanlı Barajı Türkiye’nin en büyük barajları arasında yer alıyor. Yüksekliği 78 metre olup en derin yeri 70 metredir. Su kuşlarının barındığı yerlerden biri olan baraj gölü’nün etrafında çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor, burada su sporları yapılıyor. Gölün kıyısı da piknik ve kamp için uygun.

Ankara Gölbaşı Gezilecek Yerler

Gölbaşı, Ankara merkeze 20 km uzaklıkta yer alan bir ilçe. Adıyaman-Gölbaşı ile karıştırılmamalı.  Güneyinde Haymana, batısında Yenimahalle, doğusunda Bala, kuzeyinde Çankaya var. Tarihinin milattan önce 3. Yüzyıla dayandığı söyleniyor. Gölbaşı’da gezilecek yerler ise şu şekilde:

104. Mogan Gölü

Gölbaşı Gölü olarak da bilinen bu gölün doğa parkı 650.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulu. 200’den fazla kuş türünün bulunduğu Mogan Gölü Pasbaş patikaların ve  dikkuyruklarınüreme alanlarındandır. Buraya geldiğinizde asma köprüleri kullanarak marina adası’na ulaşabilir, piknik alanlarında zaman geçirebilir, koşu yolu, ahşap kıyı yolu ve yaya yollarından geçebilirsiniz.  Ayrıca burada engelli çocuklar için özel olarak düzenlenmiş oyun alanı, 3 adet tenis kortu, istasyonlu koşu pisti, basketbol ve mini futbol sahaları da var. Spor merkezi, binicilik merkezi, Mogan Gölü Araştırma Merkezi, kayıkhane, deniz feneri binası, çeşitli kafeteryalar, su deposu, tuvalet binaları, danışma binaları, golf, tenis, bisiklet ve kaykay kulüpleri de mevcut. Bir de bu göle ait bir efsane anlatılır. Rivayete göre bu köyde bir zamanlar Ganey ve Monza isimli iki genç yaşarmış. Bunlar birbirlerine aşık olmuş. (Klasik Türk dizilerinden alışık olduğumuz senaryo) Ancak onların aileleri bunların kavuşmalarını istemiyormuş. (Ne olacak oğlanın anası ‘oğlum sana kız mı yok bırak şu pasaklıyı’ diyodur. Kızın anası da ‘boşver şu çulsuzu be, düzgün birini bul yoksa sütümü helal etmem’ falan diyodur.) Tabii gençler bakmışlar ki bunlar keçi gibi  inat ediyor, çareyi kaçmakta bulmuşlar. (Neyse ki o zamanlar Müge Anlı yokmuş, yanmıştınız, 70 milyona rezil olmuştunuz.) Ama bunlar iki farklı tepeye tırmanmışlar. (Hey ben sizin aklınızı seveyim. Gelsene kız bu tarafa, oğlan burda!) İkisi de tırmandıkları tepenin üzerinde yıllarca ağlayıp durmuşlar. (Niye kaçtınız o zaman oturun sıcak sıcak evinizde ağlayın.) Bunların sicim gibi gözyaşları sel olup akmış, tepeden inerek bir yerde toplanmış ve böylece Mogan Gölü oluşmuş. Sonra bunların o kadar ağlamaktan göz pınarları kurumuş tabii ve kör olmuşlar. (Aşkın gözü kördür diye bu yüzden mi diyorlar acaba?) İşte Monza ve Ganey isimleri birleştirilerek Mogan Gölü diye anılmaya başlanmış.

105. Eymir Gölü

Gölbaşı’nın kuzeyindeki bu göl ODTÜ arazisinde yer alıyor. Su yüzeyi deniz seviyesine göre 969 metre olan bu alüvyonlu göl S şekline benziyor. 108,8 hektar alanı kaplayan Eymir Gölü 250 metre genişliğe, 4,2 kilometre toplam uzunluğa sahip. Burada piknik yapabilir, balık avlayabilir, kürek aktivitesinde bulunabilirsiniz. Barış Çeşmesi de burada bulunan gizli bir hazine. Zaman zaman su taşkınlarının etkisiyle Mogan Gölü’ne bağlanan Eymir Gölün derinliği yaklaşık 4 metredir. ODTÜ Üniversitesi’nin kürek takımı için de bir antrenman alanı olup çeşitli su sporları için kullanılıyor. Kıyı uzunluğu 9 kilometre ve derinliği de takriben 3.80 metre. Gölün çevresinde yeşilbaşlı ördek, sakarmeke, bahri ve elmabai patka gibi kuş türleri yaşıyor.

106. Kuş Gözlem Alanları

Eymir Gölü ve Moğon Gölü pek çok kuş türüne ev sahipliği yaparken bazılarına da göç sırasında geçici barınma yeri oluyor. Bu göllerin çevresinde kurulan kuş gözlem alanlarını ziyaret ederek onları doğal yaşamlarında gözlemleyebilir ve kuşlarla ilgili detaylı bilgi alabilirsiniz. Ayrıca buralarda Sevgi Çiçeği (Yanardöner Çiçeği) diye bilinen ve sadece burada yaşayan bir çiçek türünü de görebilirsiniz.

107. Beynam Ormanları

Beynam köyüne yakın bir konumda bulunuyor ve adını o köyden alıyor.  (Beynam ormanlarına gideyim de beynime oksijen gitsin bari) Beynam ormanlarında karaçam türü hâkimdir. 1966’danberi koruma altındadır. Kır gazinosu ve piknik ile zaman geçirebileceğiniz doğal bir ortamdır. 400’den fazla bitki türünü barındıran bu ormanın havası tertemiz, her tarafı yeşilliktir. (Ufak bir not: 400 tane bitki değil bitki türü. Yoksa kim bilir kaç bin tane bitki vardır koskoca orman sonuçta.)

108. Altınçanak Köyü

Kalkolitik Çağ’da çeşitli uygarlıkların yerleşim yeri olarak kullandığı bu köy Gölbaşı’nın tarihi noktalarından biri. Köyün etrafında yer alan höyükler de bunu doğruluyor. Köyde Ev Çeşmesi adlı bir çeşme vardır, üzerinde bir  yazıt mevcuttur. Bu arada  Gölbaşı’na gelmişken BEZİRHANE KALESİ’ni, BEZİRHANE KÖYÜ’nü, Bağiçi Köyü ile oradaki Seyyid Yusuf Dede türbesini ve ülkemizin en büyük damlataş mağarası olarak nitelendirilen TULUMTAŞ MAĞARASI’nı da ziyaret edebilirsiniz.

Ankara Güdül Gezilecek Yerler

Leblebisi ve Kirmir çayı meşhurdur. Gezerken bunları da tatmak gerekir. Haziran ayında da burada kiraz festivalleri düzenlenir.

109. Güdül Evleri

Geçmişini, geleneksel yapısını yansıtan Tarihi Güdül evleri, ilçenin sokaklarını süsler ve nostaljik bir atmosfer oluşturur. Bu evleri fotoğraflayarak İnstagram’da paylaşıp beğeni kasabilirsiniz, yorum kasabilirsiniz. (Şu an tüm romantizmi, tüm nostaljiyi nostaljiyi bozdum. Excuse me!)

110. Sorgun Göleti

Ankara gezilecek yerler nerelerdir diye sorguluyorsanız Sorgun Göleti’ne gidebilirsiniz. (Muhteşem tespitler) İlçe merkezine 23 km mesafede bulunuyor. Gölet Sorgun Yaylasında ve yeşil, temiz hava, doğa üçlüsünün mükemmel kombinasyonu. Etrafındaki bitki örtüsü de baktıkça insanın içini açıyor. Sorgun Göleti Tabiat Parkı doğa fotoğrafları çekmek ve manzara seyretmek için harika bir alan. Ayrıca burada Yabani Tavşan, Porsuk, Çakal, Tarla Faresi, Gelincik, Sansar, Kurt, Orman Faresi ve tilki gibi hayvan türleri de bulunmakta.

111. Yeşilöz – Kirmir Vadisi

Yörenin turistik yerlerinden biri de burası. (Öyle olmasa neden size gezmenizi tavsiye edeyim ki? Kara kaşı kara gözü için mi?) Güdül – Kızılcahamam yolu üzerindeki bu bölgede mola verip biraz soluklanırken kayalıklara oyulan mağaraları görebilirsiniz. (Bu mağaralarda Hititler ve Romalılar yaşamış, tarihi milattan önce 3000’li yıllara kadar gidiyor.)

Ankara Haymana Gezilecek Yerler

Haymana daha çok kaplıcalarıyla ön plana çıkan bir ilçe. Bu ilçenin tarihi ve turistik bakımından Ankara gezilecek yerler listesine ekleyebileceğimiz bölgeleri var.

112. Haymana Kaplıcaları

Kızılcahamam’dan sonra sağlık turizmi açısından Ankara’nın en popüler noktası diyebiliriz. İlçe sınırlarında pek çok tesis var. Romatizmaya, kalp hastalıklarına, kas yorgunluğuna, cilt problemlerine iyi geldiği söylenen kaplıca suları hep 44,5 derecedir.

113. Gavur Kalesi

İlçe merkezine ortalama 15 km uzaklıktaki Dereköy Mahallesi sınırlarındadır. Buranın sembolü haline gelmiştir ve Hititlerden kaldığı ifade edilir. Frigler de bu kaleyi kullanmış olup burada bir kayanın üzerine oyularak yapılmış olan iki insan figürü vardır.

114. Cimcime Sultan Türbesi

İlçe merkezine çok yakındır, yürüme mesafesindedir. Şifa bulmak isteyenler hem kaplıcaya hem de buraya uğrarlar. Cimcime Sultan, küçükken çocuğu olmayan bir aile tarafından evlatlık alınır. Gl zaman git zaman bu çiftin de bir çocuğu olur. Sonra çocuk büyür, Cimcime Sultan’a düşman kesilir. Kıskanmalar, çekememezlikler, fesatlıklar… (N’oluyo kızım sen yokken o vardı kimi nerden kovuyosun sen be!) Neyse bu kız rahat durmaz bir türlü, gidip-gelip anne babasına;  ‘Anneee bak bu Cimcime Sultan’dan kurtulmamız lazım tamam mı? Yoksa ben onu çok fena cimcikliyicem tamam mı?’ falan der, telkinlerde bulunur. Babası da ikna olur ve Cimcime’yi o uyurken götürüp bugün türbenin bulunduğu alana bırakır. (Ormanlıkmış o zaman buralar) [Hiç mi vicdanın sızlamadı?] Kız uyanınca her tarafının yara-bere içinde olduğunu görür. Çok korkar, adeta dünyası başına yıkılır. Ama durumu kabullenip toparlanır ve burada bulunan sıcak su kaynaklarında banyo yapıp hastalıklarından kurtulur. Sonra bu olay her tarafa yayılır ve bu bölgeye kaplıcalar yapılır. Kız da ölünce buraya gömülmeyi vasiyet eder.

115. Haymana Göletleri

Bu ilçede termal tesisler kadar göletler de ön plandadır. Haymana Göleti, Dikilitaş Göleti ve Soğulca Göleti bunların başlıcalarıdır. Soğulca Göleti’nin ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 18 km, Haymana Göleti’nin uzaklığı ortalama 2 km ve Dikiltaş Göleti’nin uzaklığıysa takriben 60 km’dir. Burada amatör balıkçılık yapılır. Bisiklet turları, kürek kanosu, kamp ve piknik gibi çeşitli aktiviteler için de tercih edilen önemli bir alandır.

116. Taburoğlu Kalesi

1402’de Ankara Savaşı’ndan galip çıkan Timur Han Haymana’da konaklamış. Burası ilçe merkezine 30 km uzaklıkta bulunan Demirözü Mahallesi’ninna dahil… Taş bloklardan meydana geliyor, bir tepe üzerine kurulu. Yalnızca temelleri günümüze ulaşmış olsa da manzara seyiri yapılabilecek güzel bir nokta. Tırmanış ve trekking için de gayet ideal. Alt yamaçlarına oyulan mağaralar var. Efsaneye göre bu mağaraya girenler çıkışı bulamıyormuş ve burada hapsoluyormuş.

117. Haymana Medrese Kaplıcaları

Ankara gezilecek yerler listesi size bir tatil önerisi daha sunacak. İlçe merkezinde yer alan kaplıca Medrese Mahallesi, Fatih Caddesinde bulunuyor. 1991 yılında hizmet vermeye başlamış olup erkekler ve bayanlar için ayrı bölümlere ayrılıyor. Birkaç özel jakuzi ile tatilcileri ağırlayan kaplıca yaklaşık 150 kişilik kapasiteye sahip.

Kaplıca suyunun sıcaklığı havuzda 42- 43 Cº, kaynakta 44 Cº, küvetlerde ise 41 Cº şeklinde. Yıkanma alanları, dinlenme lobisi, termal havuzları ve soyunma kabinleri son derece konforlu.

Kaplıca sularının böbrek, mide, romatizma rahatsızlıklarına, jinekolojik hastalıklara ve solunum yolu problemlerine iyi geldiği ifade ediliyor. Kırık-çıkık gibi sorunlara da şifâlı olduğu belirtiliyor.

Umumi kaplıca fiyatı 15-20 TL civarında fakat hijyen ve rahatlık açısından üzerine 80-90 TL koyup özel kabini tercih etmeniz önerilir.

Ankara Kahramankazan Gezilecek Yerler

Kısaca Kazan olarak da anılan bu ilçenin kazan kavurması meşhur, önce onu belirteyim. Turizm alanında geri kalmış fakat lezzet konusunda paçayı kurtarıyor. Geçerken uğrayabileceğiniz bazı yerler:

118. Asarkaya

İlçeye Karalar Mahallesi’ndeki büyük bir kaya kütlesi. Çok sayıda sur ve mağara kalıntısı bulunuyor. Antik çağlarda askeri bir bölge olarak kullanıldığı düşünülüyor. Mağaralardan çanak-çömlek kalıntıları da çıkmış.

119. Akıncı Ovası

Bu da ilçeye bağlı Yıldırım Beyazıt Mahallesi’ndedir. Merkezin 3 km güneyinde yer alır. Önceden ismi ‘Mürted’ imiş bu ovanın. (Yahu bu ne biçim isim, düşün düşün bunu mu buldunuz? İnsan korkar buraya gelmeye.) [Mürted kelimesi, ‘dinden çıkan’ anlamına geliyor biliyorsunuz.] Ankara Savaşı sürerken bazıları Timur Han’ın yanında olduğu ve onu savunduğu için Yıldırım Beyazıt’ın bunları tekfir ettiği, ‘mürted’ dediği söylenir. Sonra ismi değiştirilip Akıncı Ovası yapılmış.

120. Bitik Höyük

Yalnız Bitik Höyüğüne geldik biz de bit(t)ik arkadaş. Gez gez ayaklarımıza kara sular indi. Neyse üşenmek yok, devam. Bitik Mahallesindeki bu höyüğe de uğrayabilirsiniz. 1942 senesinde yapılan kazı çalışmaları sonucu Hitit, Frig, Erken Tunç ve Kalkolitik Çağ’dan kalma tabakalar bulunmuş. Bitik vazosu da kazılarda ele geçirilen eserlerden. Geniş ağızlı, yumurta gövdeli, Silindir boyunlu ve 4 şerit kulplu vazoyu 4 parça halinde bulmuşlar. Ayrıca burada çanak çömleklere de rastlanmış.

Ankara Kalecik Gezilecek Yerler

Ankara gezi rehberi yazımızı Üzüm festivalleriyle ünlü bir Ankara ilçesiyle sürdürüyoruz. Burası Ankara merkeze 65 km uzaklıkta bulunuyor, Ankara-Çankırı karayolu’na ise 5 km. Romalılar zamanında Bursa Tekfuru Kalecik kasabasını kızına çeyiz olarak yaptırmış. (Şimdikiler çeyiz alışverişi üç kuruş aşağı olsun diye 40 takla atıyor.) Burası Küçük Adana olarak da biliniyor. Üzümü meşhurdur ve lezzetlidir. Bölge, güneşi tam olarak aldığından üzümlerin aroması başka üzümlere benzemez. Hatta kalecik karası üzümleri 3 kez birinci seçilmiş Fransa yarışmalarında. Kalecik ayvası ve kalecik ekmeği de ünlüdür.

121. Kalecik Kalesi

Çankırı yolu üzerindeki bu kalenin inşaatına başlayan Galatlılar olmuştur. Sonra kaleyi Romalılar onarıp kullanmıştır. Yüksekliği 150-160 metre arasıdır. Sur duvarları:nın yıkma taşlar ile örülmüş olduğu söylenir fakat bugün surların çok küçük bir bölümü sağlam kalabilmiştir. İçinde mezar odası, sarnıç ve mahzen bulunur.

122. Kızılırmak Köprüsü

Kalecik-Kırıkkale karayolu civarlarında kurulu olan bu köprü bazı köylere ulaşım için kullanılıyor. 1990’lara kadar burası Kızılırmak’taki tek geçitmiş. Selçuklular döneminde yapıldığı düşünülüyor. Zira köprünün alt kısımlarında ve ayaklarında sarımtırak renkte kesme taşlar var, bu da Selçuklu mimarisini çağrıştırıyor. Ankara Savaşı’ndan önce Osmanlı ordusu bu köprüden geçerek Çubuk ovasına inmiş ve Timur Han kuvvetlerini önlemek için köprüyü tahrip etmişlerdir.

123. Tabakhane Camisi

İlçede bulunan kalenin kuzeybatısındadır. Tabakhane Mahallesi’nde yer alan cami  1907-1909yıllarında inşa edilmiştir. O dönemlerde buralar Ermeniler tarafından yerleşim yeri olarak kullanılıyormuş ve onlar da tabakçılık-dericilik yaparak geçiniyorlarmış. Mahallenin adı buradan geliyormuş.

Yukarı çarşıda’daki Hasbey Camii, yine ilçedeki Şehşuvar Camisi, Ahi Kemal mahallesindeki Kazancıbaba Türbesi, çarşı hamamının karşısında, Cumhuriyet meydanına hakim bir noktada, Şehsuvar camisinin yukarısında bulunan Hükumet Binası da burada ziyaret edebileceğiniz yerlerden.

Ankara Keçiören Gezilecek Yerler

Burası da Ankara’nın merkezi ilçelerinden biri. Gezilecek yerler bakımından zengin bir ilçe. Bunların başında Estergon Kalesi geliyor.

124. Estergon Kalesi

Buraya Estergon Türk Kültür Merkezi de deniyor. Burası tarihi bir kale değil aslında, sonradan yapılmış. İçerisinde ipek, altın, antika gibi ürünlerin satıldığı dükkanlar, müzeler vardır. Restoranlar da Ören Köşk diye bilinen alandadır.

125. Keçiören Şelalesi

Bu doğal bir şelale değildir. Ülkemizin en büyük yapay şelalesidir. Kalaba Mahallesi’nde’dir. Keçiören girişinde bu şelaleyle karşılaşırsınız. Geceleri ışıklandırmalarla süslenir. Etrafında park alanları ve çay bahçesi vardır.

126. Ankara Meteoroloji Müzesi

Keçiören yolu üzerinde, Kalaba Caddesi’ndedir. Hafta içi ziyarete açıktır. Müze binası Kurtuluş Savaşı zamanında Genelkurmay Başkanlığı binasıymış. Müzede meteorolojiyle ilgili kitaplar, fotoğraflar, belgeler ve cihazlar vardır. Müze birkaç bölümden oluşuyor: İlk bölümde görsel ve yazılı dökümanlar var. ‘Atatürk Odası’ da burada. İkinci bölümde meteorolojik cihazlar mevcut. Müzede ayrıca radyozonde aletleri, meteoroloji uyduları, rüzgar ölçüm aletleri, deprem kayıt aletleri, yağış ölçüm aletleri, çeşitli meteorolojik aletler bulunuyor.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Müzesi de ilçede yer alan bir başka müze. 2007 yılında açılmış. Aslında tarihi 1982 yılına dayanıyor diyebiliriz. Çünkü ziraat fakültesi o zaman kurulmuş. Türlü böcekler, tarım araç gereçleri, ders deneyim aletleri sergileniyor.

Bu arada Ankara Teleferik, Ankara Antares Alışveriş Merkezi ve Ankara Forum Alışveriş Merkezi de Keçiören’de tercih edebileceğiniz seçenekler arasında fakat onların detayına girmeyeceğim.

127. Bağlum

Bağlum, Keçiören ilçesinin manevi bölgelerindendir. Evliyalar semti diye de bilinir.  Yakub Evliya hazretlerinin türbesi buradadır. Seyyid Abdülhakîm-i Arvâsî hazretlerinin türbesi de yine burada yer almaktadır. ‘Ankara’ya herkes gider ancak Bağlum’a davet olunanlar gider.’ demişlerdir. Bu söz de Bağlum’un manevi büyüklüğünü ortaya koymaktadır.

128. Ankara Deniz Dünyası Akvaryum

Buraya ulaşmak epey zor. Tutmuşlar Keçiören’in en ücra köşesine yapmışlar. Buradaki çoğu kişi bile bilmiyor. (Ama Kuponall olarak biz size anlatıyoruz; tarzımız farkımız…) Yani insan en azından birkaç yere tabela mabela koyar bir şey yapar… Cık cık cık yani, hiç yakışık almamış. Tesis bölümünde bir akvaryum bölümü var. Bir de Amazon ormanlarını yansıttığı söylenen bir alan var. (Kime göre, neye göre?) Seminer salonu, deniz feneri, kafeterya vs. mevcut.  Akvaryum bölümünde bir tünel akvaryum, akrilik camdan yapılmış 12 tane akvaryum, 7 tane özel canlı akvaryum var. Silindirik akvaryumlar dokunma akvaryumu ile dalgıç başlığı akvaryumu da yer alıyor. Burada Mersin Balıkları, etçil olmasıyla meşhur Amazon canavarı Prinhalar, tatlı su köpek balıkları bulunuyor. Ortadaki silindirik akvaryumun içi boş, süs olsun diye koymuşlar zâhirr… Hep övecek değiliz ya, biraz da eleştiri yapalım. Çok loş, ışıklandırma bakımından yetersiz bir yer. ‘Turgut Reis Heykeli’ diye bir şey var ama heykel mi başka bir şey mi belli olmuyor. Yanına yaklaşınca üzerindeki yazıdan anlıyorsunuz. Akvaryum ışıklandırması da çok zayıf… Balıkları hayal meyal göreceksiniz, şimdiden uyarayım.

129. Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi

Başkentin ve Keçiören ilçesinin kalkınmasına katkıda bulunan bu merkez, meşhur ozanlarımızdan Neşet Ertaş’ın anısını yaşatıyor. 7600 metrekarelik kapalı alana sahip olan merkezin açık hava parkı da var. Parkın açık oyun grupları ve otoparkı bulunuyor.

Kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan merkezde 800 kişilik çok amaçlı toplantı salonu yer alıyor. Gösteri merkezinde konferanslar, paneller ve sempozyumlar düzenleniyor. Tiyatro ve halk oyunları oynanıyor, konserler veriliyor. Fotoğraf ve resim sergileri de gerçekleştiriliyor.

Sanata gönül veren insanların buluşma noktası Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi, kapılarını herkese açık tutmayı sürdürüyor. Öyleyse dâvete icâbet etmek gerek!

Ankara Kızılcahamam Gezilecek Yerler

Özellikle kaplıcalarıyla ünlü bir ilçedir Kızılcahamam. Ona bu ismin nasıl verildiğine dair şöyle bir şey anlatılır: Ankara Savaşı devam ederken Timur Han şifa için buradaki kaplıcalara gelir. Aksayarak yürüyordur ve bu problemden kurtulmak istemektedir. Kaplıcanın sıcaklığı yaklaşık 80 derecedir. Bacağını suya soktuğu an ‘Aman bire kızılca Hamaaam!’ diye feryat etmiştir. İlçenin adı da buradan gelmektedir.

Kızılcahamam’da ne yapılır derseniz size önerilerim şunlar:

Keşif yürüyüşü yapın, çarşısını, sokaklarını gezin. Selçuklu Camisi’ne, Hacı Ali Camisi’ne, Yukarı Kilise Köyü Camisi’ne, Çeltikli Beldesi Eski Cami’ye uğrayın. eski hanları ve hamamları ziyaret edin. Sey Hamamı’na gidin. Rotanızı Kırmızı Ebe Türbesi’ne, Oruç Gazi Sultan Türbesi’ne, Abdül Cemil Türbesi’ne de çevirin. Taşlıca Köyü’ndeki Gelin Kayası’nı yakından görün. Ağsar Kalesi, Başköy Kalesi, Kız Kalesi gibi yerleri de unutmayın. Volkanik bir alanda yer alan, hem soğuk hem de sıcak su kaynaklarına sahip olan Soğuksu Milli Parkı’nda eğlenin. Ünü Türkiye’nin her yerine yayılmış olan Kızılcahamam Kaplıcaları’nın sularında vücudunuzu dinlendirin. Karagöl manzarasını seyredin ve göl etrafında yürüyün. Kızılcahamam-Çamlıdere Jeoparkı projesiyle korumaya alınmış olan Güvem Bazalt Sütunları’na da yakından bakmayı ihmal etmeyin. Hazır oralardayken Ankara merkez gezilecek yerler de sizi bekler. Kızılcahamam gezilecek yerlerin bazılarını kısaca açıklayayım;

130. Başköy Kalesi

İlçeye bağlı Başköy’e yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Kalenin Galatlar zamanında yapıldığı düşünülüyor. Tepe üzerine kurulmuş olan kalenin manzarası tek kelimeyle muazzam. 300 metre aşağı tarafında da 5 katlı mağaralar var. Bu mağaraların Osmanlılar tarafından güvenlik amaçlı kullanıldığı tahmin ediliyor. Ayrıca buradan günbatımını izlemek de çok keyifli olur.

Ayrıca burada Mahkeme Ağacin Köyü ve Alicin Manastırı da bulunuyor. Kızılcahamam- Alicin Kanyonu’ndaki bu manastır Sümela Manastırı ile benzerlikler gösteriyor.

131. Kızılcahamam Kaplıcaları

Sularının romatizmal hastalıklar, cilt hastalıkları, siyatik, jinekolojik hastalıklar, ortopedik sorunlara iyi geldiği söylenir. Burada iki kaplıca var: Birisi Büyük Kaplıca, diğeri ise Küçük Kaplıca. Büyük Kaplıca’nın sıcaklık derecesi 50 civarında ve ilçenin hemen girişinde yer alıyor. Küçük Kaplıca’nın sıcaklık derecesi de bu şekilde. Kadın-erkek olmak üzere iki bölümden oluşmadığı için öğleye kadar erkeklere, öğleden sonra da bayanlara hizmet veriyor.

132. Soğuksu Milli Parkı

Kızılcahamam merkezde yer alan bu park volkanik bir bölge üzerinde kurulu olduğu için gerek soğuk gerek sıcak su kaynaklarını aynı anda barındırıyor. Doğayla iç içe bir yer, günübirlik gidilebilir. Yürüyüş yolları, çeşmeler, piknik masaları vs. var. Oksijen depolamak için burayı tercih edebilirsiniz. Şahinler Tabiat Parkı’na da uğrayabilirsiniz. Her neyse Soğuksu Tabiat Parkı, 1959 itibariyle milli park unvanı kazanmış. Atatürk de burayı ziyaret edip çay içmiş. O alan Atatürk Çamı diye biliniyor. Ayrıca Atatürk burayı Ankara’nın akciğeri olarak nitelendiriyormuş. Kara Akbaba ve kartal türleri başta olmak üzere soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan birçok kuş türü de bu parkta.

133. Abacı Peribacaları

Ülkemizdeki peribacaları oluşumlarından biri de Kızılcahamam’da bulunuyor. 5.000 metrekarelik büyük bir alanı kaplayan peribacalarının olduğu bölgede dinlenme alanları ve seyir terasları da var. Burada süper fotoğraflar çekebilirsiniz.  Shutterstock’taki doğa görselleri yanında halt etmiş…

Kızılcahamam’a gelmişken Çamlıdere Aluçdağı Tabiat Parkı’na, Mahkemeağacin Köyü ve İndibi Mağaraları’na, Pazar Köyü’ne, Kırmızı Ebe Türbesi’ne ve Oruç Gazi Türbesi’ne de uğrayın.

134. Kızılcahamam Jeopark

Kızılcahamam’ın kurulu olduğu bölge biyolojik ve jeolojik bakımdan büyük bir çeşitliliğe sahip. Yüksek dağlar, aktif volkanlar, değişik yeryüzü şekilleri… Burada hayretten ağzınızın açık kalmaması mümkün değil. Kızılcahamam Jeopark alanına geldiğiniz zaman Acı Deresi Travertenleriyle, Alicin Kültürel Jeositi’yle, Beşkonak Bazalt ve Balcılar Bazalt Sütunları’yla, Beşkonak Fosil Yatakları Jeositi’yle, Abacı Peri Bacaları’yla, Gelin kayası’yla, Kaplumbağa Kardeşler Jeositi’yle, Pelitçik Ağaç Fosilleriyle karşılaşacaksınız.

135. Şahinler Tabiat Parkı

Ankara Bolu Yolu üzerinde bulunan park, muhteşem doğasıyla huzur veriyor. Parkta kamp alanı mevcut. Çadır atıp istediğiniz gibi kamp yapmak serbest. Meşe, kayın ve karaçam ağaçlarının yoğunlukta olduğu parkın bir de gölü var. Burada balık tutulabilir. Şahinler Göleti’nin manzarası görülmeye değer.

Fotoğrafçılık, doğa yürüyüşü, bisiklet sporu, piknik gibi aktiviteler için gayet uygun. WC, çeşme ve temiz içme suyu yer alıyor. Bolu’ya da yakın. Fazla bilinmediği için hep sessiz-sakin, daha ne istenir?

Trekking yaparken karşılaşacağınız patikalar ve küçük göletler manzaranızı taçlandıracak. Tertemiz havası tüm stresinizi alıp götürecek. Kısaca burası çok misâfirperver bir yer, doğa sizi en iyi şekilde ağırlayacak!

Ankara Mamak Gezilecek Yerler

Mamak, başkentin en büyük dördüncü ilçesi. Haliyle gezilecek yerleri de fazla:

136. Demirlibahçe

Burası Değirli Bahçe diye de biliniyor. Yürüyüş yapmak ve temiz hava almak için ideal bir yer.

137. Hüseyin Gazi Tepesi

Mamak’ın en yüksek tepesidir ve burada gündoğumunu ve günbatımını izlemek oldukça keyif vericidir. Burası geçmişte birçok savaşa tanıklık etmiş. Sadece doğal güzellikleri değil tarihi değeri de var yani.

138. Hatip Çayı

Akarsuyu ve etrafındaki tarihi kaleleriyle Ankara’da görülmesi gereken yerler arasında. Kaleler akarsuya yürüme mesafesinde.

139. Bayındır Deresi

Bayındır barajı suyunu buradan alıyor. Çok coşkulu bir şekilde akıyor, ürpertici bir görünümü var. Merak ediyorsanız buyrun gidin.

140. Kıbrısköy Deresi

Mamak’ta bulunan bir doğal sit alanı. Daha doğrusu bu statüye sahip tek yer. Berrak, sakin bir dere; mutlaka görülmeli.

141. Seyyid Hüseyin Gazi Zâviyesi Ve Türbesi

Tekkedağı’nda’ki bu türbe Osmanlı mimarisinin örneklerinden. İçindeki duvarların desenleri de oldukça ilgi çekici.

142. Nenek Hatice Hatûn Çeşmesi

1819 tarihinde Hatice Hatun isimli bir kişi tarafından yaptırılmış. Suyu tatlıdır, hem içilir hem ferahlatır. Kayaş Hacı Satılmış Ağa Çeşmesi da Mamak’ta yer alan diğer bir çeşme.

143. Ankara Mavi Göl

Burası Samsun yolu’nda, Mamak-Yeni Bayındır bölgesinde bulunuyor. Bayındır Barajı Gölü diye de biliniyor. Ankara merkezine 12 km uzaklıkta. Yürüyüş, dinlenme, piknik ve kamp için biçilmiş kaftan. Mis gibi havasıyla, tertemiz doğasıyla tam size göre bir yer. Ankara’da gezilmesi gereken yerler listenize mutlaka ekleyin.

144. Aqua Vega Akvaryum

Burası büyük bir tünel akvaryumu. Ülkemizdeki en büyük, Avrupa’daki 2. En büyük demek daha doğru olacak. Çocuklarla gidilecek eğlenceli bir yer. Akvaryum 21 bölümden oluşuyor, Çankırı’daki tuz mağarası baz alınarak yapılan yapay bir tuz mağarası var. Pet shop, deniz kabukları müzesi, hediyelik eşya reyonları, dalış okulu, Fotoğraf Çekim Alanı, Adrenalin Dünyası, amfi, dokunma havuzu, Akvaryum Restoran, Aqua Cafe, Tünel Akvaryum ve Koi Balıkları akvaryumu gibi pek çok alan bulunuyor.

Ankara Nallıhan Gezilecek Yerler

Burası başkentin kuş cenneti olarak anılıyor. İpek Yolu üzerinde ve ilçenin yakınından Nallı Suyu geçiyor, ismindeki ‘Nallı’ buradan geliyor. Han ise Nasuh Paşa tarafından yaptırılan hanı ifade ediyor. Sarıyar  ve Çayırhan  olmak üzere iki beldesi var. Nallıhan’ın gezilecek yerleri  arasındaki Nallıhan evleri İç Anadolu mimarisini yansıtıyor. Restorasyondan geçirilerek ziyarete açılan bu evlerin haricinde Nallıhan, başka gezilecek yerleri de barındırıyor:

145. Nallıhan Kuş Cenneti

İlçenin en önemli turistik yeri burası. 1959 senesinde açılmış ve Sarıyar Barajı’nın kuzeyinde bulunuyor. Davutoğlan Köyü’ndeki bu Kuş Cenneti, yüzlerce kuş türünün barınma alanı. Göçmen kuşlar da burada konaklıyor. Karşısındaki dağların meydana getirdiği manzara ayrı güzel.

146. Kocahan

Nasuh Paşa’nın 1599 senesinde yaptırmış olduğu bu han ilçenin simgelerinden biridir. Dış duvarlarında kireç harç ve mozol taş kullanılmış, kapı kemerinin dışında ise 18 delik bulunan bir nal vardır. Kitabesi 1944’da gerçekleşen bir deprem sonucu zarar görmüştür. Burada Pazartesi günleri halk pazarı kuruluyormuş.

147. Nasuh Paşa Camii

Nasuh Paşa’nın inşa ettirdiği bir diğer eser de bu camidir. Yangında zarar gördükten sonra tekrar yaptırılmış. Kesme taştan, çatısı da ahşaptandır. Yine burada sadece minaresi günümüze ulaşmış olan ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin restore edip ibadete açtığı Uluhan Camiide vardır.

148. Uyuzsuyu Şelalesi

Nallıhan Kuş Cenneti’nden sonra ilçedeki en meşhur doğa harikası budur. Merkezden 30 km uzaklıktadır. Uluhan yolu’ndan Karacasu’ya doğru ilerleyerek ulaşabilirsiniz. Sarıçalı Dağı’nın kuzeybatısında çıkan suyun deniz seviyesinden yüksekliği 1.200 metredir. Yüksekten dereye düşen sular Uyuzsuyu Şelalesi’ni meydana getirmiştir. Bölge çam ağaçlarıyla kaplıdır ve piknik yapmaya uygundur.

Doğal güzellik demişken; Anıt Ağaç’ı da görmeniz önerilir. Hacılar Köyü-Esenler bölgesindeki yaklaşık 8 asırlık bu ağaç tabiat anıtı olarak tescillenmiş. Boyu 20 metredir, ihtişamıyla hayranlık uyandırır.

Juliopolis Nekropolü, Kuzucular Köyü Kanyonu, Sarıyar Barajı ve yakınındaki yüzme havuzu; Taptuk Emre Türbesi, Bacım Sultan Türbesi, Şeyh Cafer Sadık Türbesi, Hasan Dede Türbesi, Hoşebe Türbesi de Nallıhan gezilecek yerler arasındaki diğer yapılar…

Ankara Polatlı Gezilecek Yerler

Ankara gezi rehberi son 5 ilçedeyiz. Polatlı da bundan öncekiler gibi Ankara’nın gezilecek yerler bakımından zengin bir ilçesi. Misal:

149. Dua Tepe Anıtı

İlçe merkezine 15 km mesafede yer alıyor. Burası Büyük Taarruz sayesinde düşmanın elinden alınmış olan ilk tepeymiş. Tepe Polatlı’ya hakim bir yerde olduğundan manzarası da muhteşem. Burada Metin Yurdanur’un yapmış olduğu heykeller bulunuyor. Üzerlerinde ise tepede şehit düşmüş kişilerin adları yazıyor.

150. Gordion Müzesi

Yassıhöyük Köyündeki bu müze 1963’de açılmış. Ankara tarihi konusunda önemli bilgiler alabileceğiniz bir yer. Eski Tunç Döneminden kalma eserler, Erken Frig Dönemine ait eserler, Midas Tümülüs’ünden çıkarılan tarihi kalıntılar sergileniyor.

Malıköy Tren İstasyonu Müzesi, Kayabaşı Mozaiği, Gordion Antik Kenti de ilçede görmeniz gereken diğer yerlerden.

151. Dur Yolcu Mehmetçik Anıtı

Polatlı’nın 6 km batısındaki Kartaltepe’de bulunan anıt, Tüpraş ve Koç Holding işbirliğiyle yaptırılmış. Türkiye’nin en yüksek anıtıdır ve Sait Rüstem’in eseridir. Heykel bölümü 22 metre, toplam yüksekliği 32 metredir.

152. Gordion Antik Kenti

Ankara gezi rehberi yazımızın tarihi bakımdan öne çıkan bir başka yeri de burası. Gordion, eskiden Frigya’nın başkenti imiş. Gordion höyüğünde yapılan kazılarda bu antik yerleşimin, Frigya öncesi dönemde de kullanıldığı belirlenmiş.

Gordion Mîlat’tan önce 9. yüzyılda Friglerin vatanıymış. Polatlı ilçe merkezine 29, Ankara’ya 94 kilometre mesafede yer alan bu antik kent, tarihe ilgisi olanların ziyaret etmesi gereken bir yer.

Gordion Müzesi’nde sergilenen eserler höyükten çıkarılan kalıntılar. Bunlarla tarihe kronolojik bir yolculuk yapmak güzel bir deneyim olur. erken Frig ve eski tunç devrine ait eserler de burada yer alıyor. Sikke ve mühür örneklerini de incelemeniz mümkün.

153. Teleferik

Ankara gezilecek yerler arasındaki ulaşım bu teleferik hattı vasıtasıyla sağlanıyor. Yenimahalle – Şentepe arası düzenli sefer yapan bu teleferik hattı 2014 yılından beri yolcu taşıyor.

Metroyla senkronize çalışan Teleferik, birçok Ankaralı için günlük rutinin bir parçasıdır. Zamandan tasarruf ettirir ve yolu Ankara’ya düşenler tarafından hem güzergâh hem de gezi amaçlı da tercih edilir.

Başkente yukarıdan bakmak isterseniz Ankara Teleferik size bu imkânı sunacaktır.

Saatte 2400 yolcu taşıma kapasitesine sahiptir. Yenimahalle istasyonundan binenler için son durak Şentepe oluyor. Toplam 4 durak var. (Yenimahalle, Yunus Emre, TRT Seyir ve Şentepe durakları bulunuyor.)

106 adet kabinin yer aldığı ulaşım sistemi 3257 metre uzunluğunda.

Tabii ki bunu sadece ulaşım aracı olarak göremeyiz. Duraklarda gezmeniz, bu gezinize de başkentin yöresel tatlarını sığdırmanız mümkün. Teleferik ile seyahat ederken bir taraftan da Ankara simidi yeyin hatta. Elbette geleneksel Ankara tatlarını unutmayın.

Ankara Pursaklar Gezilecek Yerler

Ankara’nın kuzeyindeki bu ilçenin yakınında Çubuk 1 Barajı vardır. Şehir merkeziyle Esenboğa Havaalanı arasındaki ulaşımın sağlandığı ‘Protokol yolu’ bu ilçeden geçer. Ne yazık ki gezilecek yerleri pek yok ancak;Yunus balıklarına yakından bakmak için Dolfinaryum ve Yunus Gösteri Merkezi’ne gidebilirsiniz. Yine yüksekten seyir zevki için Kayaönü’ne uğrayabilirsiniz. Paşa Kayalıkları’nı görebilir,  Tebessüm Piknik Alanı’nda yürüyüş ve piknik yapabilirsiniz. Şehit Ali Ataş Caddesi’nin ve havaalanının kesiştiği noktada yer alan 2006 yılında açılmış  Avrupa Birliği Parkı’nda kafa dinleyip bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

Ankara Sincan Gezilecek Yerler

Burası Ankara’nın metropol ilçelerinden biri. Her yıl burada Lale Festivali düzenleniyor. Dağlık alanlarla kaplı, Ayaş ve Karyağdı dağlarının arasında bulunuyor. Sincan kelimesi ’neşeli insanların yurdu’ anlamına geliyormuş. İlçenin gezilecek yerleri kısaca şu şekilde:

154. Sincan Harikalar Diyarı

Kurulduğu alanın büyüklüğü 1.320.000 metrekare olup 5 Ekim 2004’te açılmış. Suni göletler vardır, bu göletlerde su bisikletleri ve kayıklar ile gezinti yapılabilir. Oyuncakistanlar, barbekülü çardaklar, kaykay pisti, Gokart pisti, model uçak pisti, model gemi yüzdürme alanı, halı sahalar, model araba pisti,  mini golf sahaları, basket sahaları, tenis kortları, masa tenisi alanları ve 5.000 kişilik Nejat Uygur Amfi Tiyatrosu’nu bünyesinde barındırıyor. Ayrıca parktaki trenle tüm parkı baştan başa gezmek mümkün. Kendinizi masal diyarındaymışsınız gibi hissedeeceğiniz bu yerde Alaaddin’in Sihirli Lambası, Nasreddin Hoca, Hacivat ve Karagöz, Keloğlan gibi geleneksel kahramanların heykelleri  var. Daltonlar, Red Kit, Gulliver, Mickey Mouse, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler  ve Şirinler gibi çizgi kahramanlar da burada sizi karşılayacak.

Ali Yakut Köyü Camii de Sincan’da ziyaret edebileceğiniz bir başka yer. İlçenin İlyakut Köyü’ndeki bu caminin 14. Yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Eski Bucuk Köyü Camii ve Kötürüm Beyazıt Camii de Sincan camileri arasında.

Ankara Şereflikoçhisar Gezilecek Yerler

Merkeze en uzak ilçe burasıdır fakat gezilecek yerleri bu uzaklığı aşmanız için geçerli bir sebep. Tuz Gölü’yle meşhur ve damadın kahvesine tuz atma geleneği ilk burada başlamış. Ne zaman elinize tuz alsanız, aklınıza buranın güzelliği gelecek… Gölden tuz ve tuzlu su, bir de buradan tuz lambası almayı unutmayın. İşte Şereflikoçhisar gezilecek yerler:

155. Tuz Gölü

Ülkemizdeki tuz gölleri arasında en büyük ikinci göldür. Tz ihtiyacımızın %40 kadarı buradan karşılanır. ‘Bozkırın gelinliği’ de deniyor ve günbatımındaki ışıltılı manzaraları görülmeye değer. Tabii ki göl tam bir mineral deposu… Gölün tuzu egzama, mantar gibi deri hastalıklarının iyileşmesine yardımcı oluyor. Buz parıltısına benzer görünümü büyüleyici. Burada çıplak ayağınızla yürümek tüm negatif enerjinizi alacak. Gölün etrafında karpuz ve kavun tarlaları var. Ayrıca bu gölden masaj kremleri, şampuan, cilt bakım ürünleri, sivilce kremleri, çamur maskesi ve çeşitli ilaçlar elde ediliyor. UNESCO Dünya Mirasları listesine de girmiş olan Tuz Gölü Ankara gezilecek yerler doğa listenizde mutlaka olmalı.

Sarıkaya Mahallesindeki Camii, Hirfanlı Baraj Gölü, Hacı Enbiya Türbesi ve Şereflikoçhisar Kent Müzesi de burada gezip görmeniz gereken diğer yerler…

Ankara Yenimahalle Gezilecek Yerler

Nihayet son ilçedeyiz. Ankara’daki her taşın altına baktık, her köşesine bir iz bıraktık. Son olarak, Yenimahalle’nin gezilecek yerlerini de elden geçirelim:

156. Atatürk Orman Çiftliği

Bu arazi 1925 yılında Atatürk’e hediye edilmiş ve Atatürk bunu 1937’de devlet hazinesine baığışlamış. Çiftliğin kapladığı alan 102 bin hektar. Parkı, Gazi Piknik Alanı, Gazi Orman Çiftliği, Atatürk Evi, Atatürk Orman Çiftliği’ne ait Müze ve Sergi Salonu ve benzeri pek çok bölümden oluşan bu çiftliğin geniş parkında kocaman bir gül bahçesi mevcut. Oturma alanlarında da karaçam, sedir, meşe gibi ağaçlar var, manzarayı taçlandırıyorlar. Bu çiftlikteki Ankapark (Wonderland Wonderland Eurasia) da ayrıca ziyaret etmeniz gereken cıvıl cıvıl, renkli bir yer. 12 tematik bölümden oluşuyor, 17 lunapark tüneline sahip. Çocuklar buraya bayılır zaten orası kesin ancak siz de çılgınlar gibi eğleneceksiniz, eminim. Aynı zamanda onları Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi’ne de götürmeyi unutmayın. Son olarak; Akköprü, Ankara Hayvanat Bahçesi, 75. YIL ANKARA HİPODROMUda Yenimahalle gezilecek yerler arasında.

157. Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi

Ankara gezilecek yerler sizi eğlenceye doyurma konusunda kararlı! 20 Nisan 1990 tarihinde açılan Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi Ankara Üniversitesi’ne bağlı olarak hizmet veriyor. Amacı eski oyuncak kültürünü yaşatmak, onların unutulup gitmesini engellemek. Öte yandan araştırma ve eğitim merkezi görevi de üstleniyor.

Müzede fabrikasyon, geleneksel, antik ve yabancı oyuncaklar sergileniyor. Beşevler’deki Tandoğan Yerleşkesi’nin İncitaşı Sokağında konumlanan müze, Olimpik Yüzme Havuzu’nun arkasında yer alıyor. Müzeye giriş ücretsiz.

Ankara Üniversitesi, Cumhuriyet’in ilanından sonra kurulan ilk üniversite. Onun bünyesindeki müze de bu bakımdan ayrıca önem taşıyor. Ülkemizdeki ilk oyuncak müzesi olma özelliğine sahip. Prof. Dr. Bekir Onur’un kurduğu bu müzedeki en eski oyuncak 1890 yılına ait. İnci San tarafından bağışlanan bu oyuncak Alman yapımı bir bebek evi takımı.

Ankara gezilecek yerler hakkında sizden tavsiye isteyen olursa bu müzeyi anlata anlata bitiremeyeceksiniz! Müze koleksiyonunda 2 bini aşkın oyuncak var. El yapımı olanlar daha da ilgi görüyor. Bugün her yerde tüketim çılgınlığı almış başını gidiyor. Son teknoloji, sayısız oyuncak çeşidinin ortaya çıkmasını sağladı. Peki ama neden yüzyıllar öncesinden kalan oyuncakları tarihin tozlu raflarına mahkum edelim ki? İşte müze, bunu önlemek için kuruldu. –Deyim yerindeyse- nesli tükenme tehlikesi altında olan oyuncaklar burada muhafaza ediliyor.

Tabii ki müze; sanayi ve kültür tarihine, eğitim tarihine de hizmet ediyor. Yani aynı zamanda bilimsel bir kuruluş.

Ankara gezi rehberi listemizde bu müzeyi uzun uzun anlatalım dedik. O yüzden daha söyleyeceklerimiz bitmedi! Koleksiyonda yerlisinden yabancısına, sanayisinden el yapımına binlerce eser mevcut. 5 bölüme ayrılan koleksiyonda ilk olarak geleneksel oyuncaklar göze çarpıyor. topaç, sapan, bez bebek, çember, beşik, yürüteç, Eyüp oyuncakları bunlara örnek.

Fabrikasyon Oyuncaklar kısmında ise ürünler, yapıldıkları malzemeye göre tasnif edilmiş. Teneke, tahta, kâğıt ve plastik oyuncaklar; yumuşak oyuncaklar, bebekler burada sergileniyor. 1933’ten yâdigâr teneke oyuncakları görünce kendinizi o dönemlere gitmiş gibi hissedeceksiniz. 1938 yılına tarihlenen tahta oyuncak ise, Türk yapımı ilk fabrikasyon oyuncak olduğundan önem arz ediyor.

Yabancı Oyuncaklar bölümü ise adı üzerinde yurt dışından gelen oyuncaklara tahsis edilmiş.

Antik Oyuncaklar grubunda, arkeoloji müzelerindeki antik oyuncaklara ait replikalar var.

Modern kültür unutulmamış tabii. Yeni Oyuncaklar diye bir bölüm de mevcut. Burada son dönem kültür ürünü karakter oyuncaklarını görmek mümkün.

Ankara gezilecek yerler diyoruz, dikkat! Yani İstanbul’daki Oyuncak Müzesi’yle burayı karıştırmamak gerekiyor. Bu sık yapılan bir hata. Sunay Akın Oyuncak Müzesi başka, bu başka. Burası Ankara Üniversitesi kapsamında faaliyet gösteriyor. Tandoğan Kampüsü’nde yer alıyor.

Yıllar geçtikçe oyuncak modaları değişiyor. Fakat çocukluğumuzu unutmamak, tarihimizi hiçbir zaman yabana atmamak gerekiyor. Bazen nostalji yapmayı ihmâl etmemek lâzım. İşte bu müze, bunu gerçekleştirebileceğiniz en güzel yerlerden. MatchBox Otomobili; eski uçak, tekne ve arabalar da müzede bulunan diğer oyuncaklardan bazıları. Kısaca burada çocuklar gibi eğlenerek çocukluğunuza duyduğunuz özlemi bir nebze olsun giderebilirsiniz.

Diğer taraftan müzede eğitim etkinliği düzenleniyor. Bu etkinlik kapsamında; arabul çalışmaları, dram oyunları, tema bulma, farklı olanı bulma gibi oyunlar, sanat aktiviteleri yer alıyor. Bu arada Müzekart geçerli değil, bu detayı atlamayalım.

158. Wonderland Eurasia

Ankara’nın gezilecek yerleri içinde böyle bir şey duymadım demeyin. Adı değiştirildi bildiğiniz gibi. Önceki adı Ankapark olan Wonderland Eurasia, Avrupa tema parklarının içerisinde en büyüğü olmasıyla ön plana çıkıyor. Kapılarını 20 Mart 2019 tarihinde açan Wonderland Eurasia, eğlence ve alışveriş tutkunlarının favori adreslerinden. Restoran, mağaza ve kafelerin bol olduğu bu yer çocuklar için de pek çok oyun imkânı sunuyor.

Yediden yetmişe herkesin keyifle vakit geçirebileceği Wonderland Eurasia, zaten daha giriş kapısıyla ihtişamını ortaya koyuyor. Parka Selçuklu eseri kapılardan geçip giriyorsunuz. Bu gösterişli yapılar size tarihi ve estetik sanat anlayışını bir arada görme fırsatı tanıyor.

Tema parkı o kadar geniş bir arazide kurulu ki, nereden başlayacağınıza karar veremiyorsunuz. Tabii ki bu muazzam yer bir günde bitirilemez.

Ankara gezilecek yerler için şehir dışından geliyorsanız konaklamalı paketlerden yararlanabilirsiniz.

Wonderland Eurasia’da neler var derseniz biz de soruya soruyla karşılık verebiliriz: Neler yok ki? 1 milyon 300 bin metrekarelik alanıyla bu park, Ankara içinde küçük bir Ankara gibi.

Binlerce oyuncağın yer aldığı parkta yazlık ve kışlık oyun çadırları, dönme dolap, yeme içme alanları, dinozor ormanı ve müzesi, sinema salonları, 14 dev Roller Coaster yer alıyor.

Dinazor müzesinde hareketli maket dinazorlar var. Bunlar, dinazorların eskiden nasıl bir yaşam sürdüğüne dair önemli bilgiler veriyor. İçerideki oyuncaklar da cabası!

Oyun çadırlarında ise 2 yaş grubu çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yelpazeye hitap eden bölümler mevcut. Dijital oyuncaklarla sınırsız eğlence keyfinin yaşandığı bu alanda hareketli kuklalar da bulunuyor. Bunlar yöresel kıyafetlere sahip. Müzikler eşliğinde Türkiye’nin 7 bölgesini tanıtıyor.

Ankara’da gezilecek yerler hiç olmasa bu park zaten başlı başına yeter de artar! O zaman biraz daha detaylandıralım:

Vadi içinde yapay bir ırmak var. Burada kano ile turlayabiliyorsunuz.

Roller Coaster’lere gelecek olursak; burada adrenalin zirveye tırmanıyor. 10 burgu ve 900 metre uzunluğa sahip 14 Roller Coaster tek kelimeyle çılgınca!

Parkın her alanı başka bir tarihi çağı yansıtıyor. Farklı tema ve isimlerle birbirinden ayrılan bu alanlar şöyle:

  • Kadim Uygarlıklar: Orta Çağ’ı ve Osmanlı dönemini konu edinen bu alanda macunların, lokumların ve yöresel lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.
  • Taş Devri: Yaşamın nasıl tekrar başladığını anlatıyor. Birbirinden ilginç yapılar barındırıyor.
  • Tarih Öncesi: Dinazorların egemen olduğu dönemi yansıtıyor.
  • Uzak Gelecek: Bu alan ise, robotların hâkim olduğu bir dönemi sembolize ediyor. ‘Lightspeed Roller Coaster’ Lazer içerikli oyunlar mevcut.
  • Şimdiki Zaman: Pek çok görsel şov bulunan bu alanda Ankara kedilerinin meydana getirdiği ‘Kedi Orkestrası’ da yer alıyor.
  • Yeni Başlangıçlar: Dünyanın doğuşunu simgeliyor. Sanki yaşamın eskisinden daha güzel, rengârenk bir dünyayla başladığını gösteriyor çocuklara.
  • Tufandan Sonra: Büyük Tufan olayını temsilen oluşturulmuş. ‘Zelzele’ adlı bir deprem simülasyonu da var.

Ülkemizin en yüksek bot kulesi Wind Riders burada. ‘Abyssto the Underworld’ de bu parkta. Söz konusu dev kule 75 metre boyunda.

50 metre yükselebilen, Avrupa’nın en büyük Uçan Ada’sı da parkı taçlandırıyor. Havuzda Suların Dansı’nı izlemek ise bambaşka bir keyif olacak sizin için. Bu dans 120 metre yüksekliği buluyor.

Ankara gezilecek yerler ziyaret edilir ve bir şey almadan dönülür mü? Tabii ki hayır diyorsanız buradaki hediyelik eşya dükkânlarından alışveriş yapabilirsiniz. Dinozor biiminde peluş oyuncaklar bile var.

Sevimli oyuncakların, kalp atışlarınızı hızlandıracak eğlencelerin yanı sıra burada konserlere denk gelmeniz de mümkün. Oyuncakların başında sıra beklemek istemezseniz ‘Fast Pass’ hizmetiyle hemen eğlenmeye başlayabilirsiniz.

159. Ankamall Alışveriş Merkezi

1999 yılında açılan AVM, 2006 tarihinde genişletildi ve Ankamall adını aldı. 176.000 metrekarelik alanında alışveriş, yeme-içme ve eğlence için ihtiyaç duyacağınız tüm imkânları barındırıyor. Otoparkı 6.000 araç kapasiteli. Restoran, kafe, mağaza, sinema salonu ve oyun alanlarıyla keyifli bir gün vaad ediyor.

Ankara’da ne yenir ve Ankara’da sevgiliyle gidilecek yerler yazılarımızı da okumayı unutmayın 😉

Yazı dolaşımı

Exit mobile version