1. Ana Sayfa
  2. İstanbul Yazıları
  3. Gülhane Parkı Nerede? Nasıl Gidilir? | Lale Festivali

Gülhane Parkı Nerede? Nasıl Gidilir? | Lale Festivali


Osmanlı döneminde Topkapı Sarayı’nın arka bahçesi olarak kullanılmaktadır. İçerisinde gül bahçelerinin yer aldığı Gülhane Parkı, son derece modern ve son derece doğal manzaralar içermektedir. İstanbul’un halkının ve turistlerin son derece uğrak noktası haline gelmiştir. Nefes almak için buraya gelen ziyaretçiler doğası ve güzelliği ile adeta büyülenmektedir. Gülhane Parkı sadece İstanbul halkının değil, yabancı turistlerinde oldukça ilgisini çekmektedir. Bu park İstanbul’da yer alan parklar arasında en çok ziyaretçi çeken ve son derece büyük bir araziye sahip bir parktır.

Park içerisine girdiğinizde sizi ilk olarak İstanbul şehremini ve İstanbul Belediye Başkanları büstleri sizleri karşılamaktadır. Yürüme yollarında pek çok farklı çeşit ağaç sizlere yürürken eşlik etmektedir. Yürüyüş yollarında eğer yorulursanız dinlenmeniz için muhtelif yerlerde banklar ve çocuklu aileler için zaman geçirebileceği parklar bulunmaktadır.

Aşık Vesyel heykeli sizleri boğaz yönüne doğru kıvrılarak inen rampanın sağ tarafında selamlıyor olacak. Ayrıca bu yokuşun sonunda görülen Roma döneminden kalma Goltar Sütunu bulunmaktadır. Park içerisinden daha önceleri Sarayburnu parkı ile Gülhane Parkı’nı birbirine bağlayan bir demir yolu hattı bulunmakta idi, ancak daha sonraları yapılan sahil yolu ile bu parklar birbirinden ayrıldı. Bu ayrılan kısım Cumhuriyet döneminde yapılan ilk Atatürk heykeli bulunmaktadır. Avusturalyalı mimar Kripel tarafından yapılan ilk Atatürk heykeli bu parkta bulunmaktadır.

Hatta Atatürk bu alanda Latin harflerini 1 Eylül 1928 yılında halka tanıtmıştır. Bu nedenle son derece önemli bir alandır. Gülhane Parkı içerisinde Has Ahırlar Binası içerisinde günümüzde İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi yer almaktadır. Bu müze 25 Mayıs 2008 yılından itibaren ziyaretçilerine hizmet vermektedir.

Gülhane Parkı içerisinde pek çok aktivite yapılarak vakit geçirilebilir. Güzel bir doğa yürüyüşü yaparak zihninizi temizleyebilirsiniz, Kuşlara simit atarak çay içebilirsiniz. Gülhane Parkı içerisinde bulunan tesisleri ve müzeleri ziyaret edebilirsiniz. Gülhane Parkı çevresinde de gezilecek pek çok yer ve turistlik bölge bulunmaktadır. Gülhane Parkı bölgesinden çıktıktan hemen sonra rotanızı Eminönü ya da Sirkeci bölgesine çevirebilirsiniz. Bu bölgelerde ise; Arkeoloji Müzesi, Sultan Ahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı, Sirkeci Garı, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Mısır Çarşısı, Kapalı Çarşı, Dikilitaş, Bab-ı Ali Caddesi ve bunun gibi pek çok tarihi ve turistlik alan bulunmaktadır. Bunların her birine aynı gün içerisinde dilerseniz ziyaret etme imkanı bulabilirsiniz.

Gülhane Parkı içerisinde dilerseniz çimlere oturabilirsiniz, banklarda sohbet edebilir ya da piknik bölgelerinde ateş yakmadan vakit geçirmeniz mümkündür. Yani evinizden getireceğiniz yiyecekler ile bu alanda piknik yapabilirsiniz. Ancak mangal, semaver ve bu tarz ateşli ürünler kullanılması yasaktır. Gülhane Parkı özellikle hafta sonları oldukça kalabalıktır. Bu nedenle parkı hafta içi bir vakitte ziyaret etmeniz sizler için oldukça iyi olacaktır. Daha sakin bir ortam görmek isterseniz hafta içi burayı ziyaret edebilirsiniz.

Gülhane Parkı Nerede?

gülhane parkı neredeİstanbul’un en tarihi bölgesi olan Fatih ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır. Eminönü’ne gittiğinizde herhangi bir kişiye sorarak rahatlıkla bulabileceğiniz ya da navigasyon uygulamalarınıza yazdığınızda rahatlıkla bulabileceğiniz bir konumdadır. Eminönü semtinde bulunan bu park yıllar öncesinde Osmanlı’nın dış bahçesi olarak kullanılmaktaydı. Eskiden bahçe içerisinde koru ve gül bahçeleri ile çevrili idi. Daha sonra 1912 yılında Gülhane Parkı günümüzde ki gibi park halini alarak halka açılmıştır. 163 dönüm bir arazi üzerinde yer alan oldukça büyük bir park olan bu park, ziyaretçilerini son derece farklı atmosfer ile karşılamaktadır.

Zamanla bakımsızlıktan tahribata uğrayan Gülhane Parkı, 2003 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kazandırılmak üzere restorasyon yapılmış ve günümüzdeki halini almıştır. Tarihi yarımadayı gezmeye gidecek olursanız eğer kesinlikle uğramanız gereken bir bölge halindedir. Pek çok ünlü şairin uğrak noktası olan bu park çeşit çeşit ağaçları ile büyüleyici bir ortam sunmaktadır. Huzur dolu bir ortama sahip olan bu parkta İstanbul’un gürültüsünü unutabilirsiniz.

Gülhane Parkı Giriş Ücreti

Gülhane Parkı halka açık bir park olduğundan dolayı herhangi bir giriş ücreti alınmamaktadır. Ücretsiz olması nedeni ile son derece rahat gezilebilen bir park konumundadır.

Gotlar Sütunu

gotlar sütunuGülhane Parkı içerisinde bulunan Gotlar Sütunu, Bizans dönemine ait ve son derece farklı bir mimariye sahiptir. Sarayburnu bölgesine bakan tepenin üzerinde yer alan bu sütun 15 metre yüksekliğe sahiptir. Bizans’ı kuran Byzas herkeli de burada mevcuttur. Sütun burada aslında kaide görevi görmektedir. Bu sütunun buraya Gotlar karşısında yapılan savaş sonrası elde edilen zafer ile birlikte buraya yapıldığı bilinmektedir.

Sarayburnu

Sarayburnu Kapısı ya da diğer bir adı ise Soğukçeşme kapısı olarak bilinen parkın diğer ucuna yürümeye başlarsanız karşınıza Sarayburnu bölgesi çıkmaktadır. Bu bölgede Türkiye’de yapılmış ilk Atatürk heykeli sizleri karşılamaktadır. Bu heykeli geçerek yürümeye devam ederseniz ise karşınıza Sepetöiller Kasrı bulunmaktadır. Sepetöiller Kasrı, Osmanlı döneminde sultanların saltanat kayığına bindikleri yer olarak bilinmektedir.

Eski dönemlerde Gülhane Parkı sebze ekmek için kullanılmıştır. Zeytin ağaçları ile dolu olan bu park günümüzde çok daha farklı ve çok daha fazla çeşide ev sahipliği yapmaktadır.

Gülhane Parkı Lale Festivali

gülhane lale festivaliÖzellikle İlkbahar mevsimlerinde bu park son derece mükemmel manzaralar ve oldukça güzel büyüleyici anlara ev sahipliği yapmaktadır. Gülhane Parkı Lale Festivali Nisan ayında rengarenk laleler ile süslenmektedir. Nisan ayında bu park oldukça mükemmel bir hale bürünmektedir. Nisan ayı içerisinde Gülhane Parkı’nı ziyaret ettiğinizde bu güzelliği kaçırmamış olacaksınız.

Gülhane Parkı Şiiri

Yukarıda pek çok şairin ilham kaynağı olduğunu söylemiştik. Bu parkında bir şiiri bulunmaktadır. Usta şairlerimizden Nazım Hikmet’in ünlü bir şiiri bulunmaktadır. Şiirin ise hikayesi oldukça ilginçtir. Nazım Hikmet Bursa’da Cezaevinden kaçmış ve polisler tarafından aranmaktadır. Nazım ise sevgilisi ile Gülhane Parkı’nda buluşmak üzere sözleşmiş ve bir ceviz ağacının altında beklemekteydi. Ancak o sırada polisler beklediği alanda devriye atmaktadır. Yakalanmamak için ceviz ağacına tırmanan Nazım, sevgilisi ve polisler aynı anda o bölgede olduğu için bu şiiri yazmış ve şiir oldukça ünlü olmuştur.

İşte o ünlü şiir:

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,

Budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

 

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,

Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.

Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.

Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.

Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.

Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.

Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

 

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Şiirden anlaşılacağı üzere, hikayeyi doğru kabul edebiliriz. Oldukça fazla bilinen bu şiir adeta Gülhane Parkı ile bütünleşmiş durumdadır.

İstanbul’da sevgiliyle gidilecek yerler yazımıza da göz atmayı unutmayın.

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Gezgin bir içerik üreticisi. Seyahat ipuçları ve tavsiyeleri paylaşır. İletişim naimaltintas@kuponall.com

Yorum Yapın